DARGEB – Denizde Kadın Röportajı
1. Kendinizden, eğitim ve iş/staj hayatınızdan bahseder misiniz?
2024 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Denizcilik İşletmeleri Yönetimi bölümünden mezun oldum. Öğrencilik yıllarımda zorunlu liman stajımı SOCAR Terminali Planlama Departmanı’nda gerçekleştirdim. Staj sürecim boyunca hem çok değerli insanlarla tanışma fırsatı buldum hem de liman operasyonları ve sektör dinamikleri hakkında önemli deneyimler edindim. Vardiyalı çalışma sistemi ve terminalin İzmir şehir merkezine olan uzaklığı, gelecekteki kariyer beklentilerim açısından bazı soru işaretleri oluştursa da bunun dışında oldukça öğretici ve çalışılması keyifli bir ortam olduğunu söyleyebilirim.
Daha sonra zorunlu işletme stajımı Kınay Taşımacılık ve Lojistik’te Dokümantasyon Departmanı’nda yaptım. Bu süreçte yalnızca dokümantasyon değil, aynı zamanda operasyon ve satış departmanlarının işleyişini de yakından gözlemleme fırsatı buldum. Kariyerimi hangi alanda şekillendirmek istediğime dair kararımı da aslında bu dönemde verdim. Satış departmanında edindiğim deneyimler sayesinde, karakterim ve çalışma tarzım açısından satış alanının bana daha uygun olduğunu fark ettim ve bu alanda kendimi geliştirmeye karar verdim. Bu süreçte kazandığım her deneyim, gelecekte olmak istediğim kişinin hayalini daha net kurmamı sağladı.
Son sınıfımda Loop Entegre Lojistik’te uzun dönemli bir staj yapma kararı aldım ve burada satış temsilcisi olarak görev aldım. Bu dönemde telemarketing süreçleri, acentelerle iş birliği kurma yöntemleri ve uluslararası lojistik ağının işleyişi hakkında önemli deneyimler edindim. Yaklaşık üç buçuk aylık sürecin ardından Loop’tan ayrıldım ve kısa bir süre sonra mezun oldum.
Mezuniyetimin ardından kısa bir süre içinde Nora Global Lojistik’te Network Satış Destek pozisyonunda çalışmaya başladım. Bu süreçte acentelerle güçlü iş ilişkileri kurmanın ve verilen hizmetin kalitesinin müşteri memnuniyeti üzerindeki etkisini birebir deneyimleme fırsatı buldum. Aynı zamanda bir satış temsilcisinin yalnızca satış yapmakla sınırlı kalmaması gerektiğini; operasyon süreçlerini yakından takip etmesinin ve oluşabilecek en küçük aksaklıkta müşteriyi zamanında bilgilendirip çözüm üretmesinin büyük önem taşıdığını gördüm. Bu anlayış zamanla benim satış yaklaşımımın da temelini oluşturdu.
Nora Global Lojistik’te yaklaşık bir yıl çalıştıktan sonra kariyerime Alpagu Lojistik’te devam ettim. Ancak kısa bir süre sonra karşılıklı beklentilerimizin farklı yönlerde olduğunu fark ederek yollarımızı ayırma kararı aldık.
Bugün kariyerimi farklı bir yönde geliştirmeyi değerlendirdiğim bir dönemdeyim. Bugüne kadar edindiğim tüm deneyimler bana yalnızca işimi nasıl daha iyi yapabileceğimi değil, aynı zamanda hangi kurum kültürleri içinde daha verimli ve mutlu çalışabileceğimi de öğretti. Artık bir firmaya baktığımda o kurumun çalışma kültürünü ve profesyonel yaklaşımını daha kolay analiz edebildiğimi düşünüyorum.
Henüz mezun olmamış ya da kariyerinin başında olan meslektaşlarıma özellikle şunu tavsiye etmek isterim: Eğer satış alanında kariyer yapmayı düşünüyorsanız acele karar vermemek çok önemli. Çalışacağınız kurumun kültürünü iyi analiz edin ve sizi yalnızca kısa vadeli performans göstergeleri üzerinden değerlendiren değil, aynı zamanda gelişiminize yatırım yapmak isteyen ekiplerle çalışmaya özen gösterin. İş görüşmelerinde mutlaka karşılıklı beklentilerin açık şekilde konuşulmasını sağlayın ve kurumun size hangi konularda destek olabileceğini sormaktan çekinmeyin. Sağlıklı bir iş ilişkisinin temeli şeffaflık ve karşılıklı güvenle atılıyor. Bu nedenle kariyerinizin başından itibaren hem kendinize hem de mesleğinize karşı her zaman dürüst olmanızı tavsiye ederim.
2. Denizcilik sektörüne yönelme kararınız nasıl şekillendi?
Denizcilik sektörüne yönelme kararım aslında üniversite tercihi döneminde başladı. İşletme gibi genel bir bölüm okumaktansa daha spesifik bir alanda eğitim almak bana daha cazip geldi. O dönemlerde bile belirli bir alanda uzmanlaşmak istediğimi biliyordum.
Denizcilik sektörünün uluslararası ticaretin büyük bir kısmının denizyolu taşımacılığı ile gerçekleşmesi ve sektörün küresel ölçekte sürekli hareket halinde olması bu alanı benim için oldukça cazip hale getirdi. Ayrıca denizcilik yalnızca liman ve gemilerden ibaret değil; lojistik, ticaret, operasyon ve network yönetimi gibi birçok farklı disiplini içinde barındırıyor. Bu çok yönlü yapı da kararımı etkileyen önemli faktörlerden biri oldu.
3. Mesleki hayatınızda sizi en çok zorlayan dönem hangisiydi?
Satış temsilcisi olarak çalıştığım dönemlerde elbette birçok zor durumla karşılaştım. Bunlardan biri, müşteri ilişkilerinin ne kadar hassas bir denge üzerinde ilerlediğini görmekti. Bazen uzun süredir iyi bir ilişki yürüttüğünüz bir müşterinizle, operasyonel bir aksaklık sebebiyle beklenmedik gerginlikler yaşanabiliyor. Örneğin yükleme esnasında ortaya çıkan bir operasyonel sorun, her ne kadar doğrudan sizin sorumluluğunuzda olmasa da müşteri açısından ilk muhatap genellikle satış temsilcisi oluyor.
Böyle anlarda sakin kalabilmek, sorunun sebeplerini ve olası çözüm yollarını doğru bir şekilde aktarabilmek oldukça kritik. Bu noktada iletişim ve ikna kabiliyeti devreye giriyor. Doğru yönetildiğinde bu tür durumlar yalnızca bir krizi çözmekle kalmıyor, aynı zamanda müşteriyle kurulan güven ilişkisini de güçlendirebiliyor.
Bir diğer konu ise satış mesleğinin doğasında bulunan performans ve hedef odaklı çalışma kültürü. Özellikle kariyerin ilk dönemlerinde kurum tarafından doğrudan bir baskı hissedilmese bile kişinin kendi içinde bir sorumluluk duygusu oluşabiliyor. Çünkü satış pozisyonunda çalışırken ortaya koyduğunuz performansın kurum için yarattığı değerin farkında oluyorsunuz. Bu durum zaman zaman yoğun bir sorumluluk hissi oluşturabiliyor; ancak doğru bakış açısıyla değerlendirildiğinde kişinin kendini geliştirmesi ve daha disiplinli çalışması için önemli bir motivasyon kaynağı haline gelebiliyor.
4. Üniversite hayatınızda “Denizde Kadın” algısı nasıldı?
“Denizde kadın” kavramı açıkçası benim bilinçli olarak üzerinde çok düşündüğüm bir konu değildi. Profesyonel hayata bakış açım her zaman şu yönde oldu: İnsanların cinsiyetlerinden bağımsız olarak mutlu olacakları ve gerçekten yapmak istedikleri mesleklerde yer alabilmeleri gerektiğini düşünüyorum.
Ancak içinde bulunduğumuz toplum yapısı gereği, kadınların hem özel hayatlarında hem de profesyonel yaşamlarında çeşitli zorluklarla karşılaşabildiğini de görmek mümkün. Bu noktada kadınların haklarını savunabilmesi, kendilerini ifade edebilmesi ve gerektiğinde seslerini duyurabilmesi oldukça önemli. Elbette keşke buna ihtiyaç duyulmasa; ancak karşılaşılan durumlar karşısında kişisel sınırlarımızı net bir şekilde belirlemek ve bu süreçleri içselleştirip ruhsal sağlığımızı korumak da büyük önem taşıyor.
Bu durumun aşılabilmesi için farkındalığın artırılması gerektiğine inanıyorum. Özellikle eğitim kurumlarında ve iş yerlerinde yapılacak bilinçlendirme çalışmaları eşitlik kültürünün daha geniş bir şekilde yayılmasına katkı sağlayacaktır. Kadın–erkek ayrımından ziyade hepimizin öncelikle insan olduğumuz bilinciyle hareket edilmesi gerektiğini düşünüyorum.
Kendi adıma ise sürece hiçbir zaman “kadın olarak bu sektörde yer almak” gibi bir perspektiften bakmadım. Sevdiğim bir bölümde eğitim aldım, bu alanda kendimi geliştirdim ve mezun olduktan sonra yapmak istediğim mesleği icra etme hedefiyle ilerledim.
5. Erkek ağırlıklı bir sektörde deneyimleriniz nasıldı?
Kariyerimin farklı dönemlerinde hem tek kadın olarak bir ekip içinde çalıştım hem de tamamen kadınlardan oluşan bir ekipte yer alma fırsatı buldum. Bu nedenle iki çalışma ortamını da kıyaslayabilecek bir deneyime sahip olduğumu düşünüyorum.
Erkek ağırlıklı ekiplerde çalıştığım dönemlerde ekip içindeki iletişimin kendi aralarında daha samimi ve yakın olduğunu gözlemliyordum. Bununla birlikte iş konusunda desteğe ihtiyaç duyduğumda her zaman yardımcı olan ve profesyonel anlamda dayanışma gösteren çalışma arkadaşlarım vardı. Bu açıdan oldukça sağlıklı ve profesyonel bir çalışma ortamı olduğunu söyleyebilirim.
Kadınlardan oluşan bir ekipte çalıştığım dönemde ise ekip içindeki bağın farklı bir şekilde güçlendiğini hissettim. İş arkadaşlığının yanı sıra sosyal anlamda da iletişimin sürdüğü ve ekip ruhunun daha yoğun hissedildiği bir ortam vardı. Bu durum doğal olarak motivasyonumu da olumlu yönde etkiledi.
Benim için hiçbir zaman belirleyici olan unsur ekipteki kişilerin cinsiyeti olmadı. Önemli olanın karşılıklı saygı, profesyonellik ve ekip içinde sağlanan iş birliği olduğunu düşünüyorum.
6. Kadınların sektöre katkısı sizce nedir?
Deneyimlerime dayanarak kadınların iş yapış biçimlerinde çoğu zaman güven temelli ve uzun vadeli ilişkilere odaklanan bir yaklaşım sergilediklerini gözlemledim. Özellikle iş ilişkilerinde sürdürülebilirlik, iletişim ve karşılıklı güvenin korunması konusunda güçlü katkılar sunduklarını düşünüyorum.
Denizcilik ve lojistik gibi ilişki yönetiminin oldukça önemli olduğu sektörlerde bu yaklaşım uzun vadede büyük bir değer yaratıyor. Bunun yanında kadınların detaylara verdiği önem, kriz anlarında daha sakin ve çözüm odaklı kalabilmeleri ve güçlü iletişim becerileri ekip içi koordinasyon açısından da önemli avantajlar sağlayabiliyor.
Bu nedenle kadınların sektördeki varlığının yalnızca sayısal bir temsil değil, aynı zamanda iş kültürüne farklı bir bakış açısı ve denge kazandırdığını düşünüyorum.
7. Dünya Kadınlar Günü mesajınız nedir?
Dünya Kadınlar Günü’nü yalnızca bir kutlama günü olarak değil, aynı zamanda kadınların hem toplumda hem de iş hayatında karşılaştıkları zorlukların farkına varılması ve eşit fırsatların konuşulması için önemli bir gün olarak görüyorum.
Kadınların istedikleri alanda var olabilmeleri, kendilerini özgürce ifade edebilmeleri ve emeklerinin karşılığını adil bir şekilde alabilmeleri gerektiğine inanıyorum.
Benim en büyük dileğim, kadınların kendilerini sınırlandırmadan hayallerinin peşinden gidebildiği ve yetenekleriyle var olabildiği bir çalışma hayatının daha da yaygınlaşması. Çünkü bir kadın gerçekten istediği işi yaptığında yalnızca kendisi için değil, bulunduğu ortam ve toplum için de çok değerli katkılar sağlar.
Bu vesileyle emek veren, üreten ve bulunduğu her alanda değer katan tüm kadınların Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum.
SEVGİLERİMLE,
EMİNE GÖKÇEK GÖK


