in ,

DARGEB Denizde Kadın Röportaj Serisi: GÜLFEM SU ADIŞEN

DARGEB – Denizde Kadın Röportajı


1. Öncelikle bize biraz kendinizden bahsedip eğitim, iş ve staj hayatınıza değinebilir misiniz?

Ben Gülfem Su, 23 yaşındayım. 18 yaşındayken Arkas Narlıdere Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nden birincilikle mezun oldum. Okul sürecinde Arkas’tan aldığım burs ve sekiz aylık staj imkânı sayesinde mesleki hayatıma oldukça erken bir dönemde adım attım. Bu staj süreci rotasyonlu olarak ilerledi; her ay farklı bir departmanda çalışarak çeşitli alanları deneyimleme fırsatı buldum. Ayrıca Arkas Akademi’nin sunduğu koçluk, mentörlük ve sektörel eğitimler de mesleki gelişimime önemli katkılar sağladı. Stajımı tamamladığımda sektörde devam etmek istediğime emindim.

Bu doğrultuda Dokuz Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Lojistik Yönetimi bölümüne yerleştim. Üniversite hayatı bana yalnızca teorik bilgi değil, aynı zamanda analitik düşünme becerisi ve lojistik sektörünün dinamik yapısını anlama yetkinliği de kazandırdı.

Üniversite sürecinde iki farklı staj daha gerçekleştirdim. İlki, Yaşar Holding iştiraki olan Yaşar Dış Ticaret’in lojistik departmanında oldu. Bu staj sürecinde Pınar Et ve Süt, Pınar Su, Viking Kağıt, Çamlı Balık ve DYO gibi farklı grup şirketlerinin ihracat operasyonlarını gözlemleme fırsatı buldum. Her ürün grubunun farklı pazarlara hizmet verdiğini ve ürün özelliklerine göre tercih edilen taşıma türlerinin değiştiğini görmek, lojistik süreçlerin ne kadar çok boyutlu olduğunu anlamama yardımcı oldu. Lojistik firmalarıyla yürütülen toplantılar da müşteri beklentilerini ve operasyonel süreçlerin yönetimini daha iyi kavramamı sağladı.

Operasyonların yalnızca ofis tarafını değil, sahadaki uygulamalarını da görmek istediğim için üretim tarafını deneyimleme fırsatı buldum. Bu kapsamda Çamlı Balık üretim tesislerinde yükleme süreçlerini gözlemledim. Aynı zamanda sürdürülebilirlik kapsamında Pınar Grubu’nun karbon ayak izi hesaplamaları ve çevresel uygulamaları üzerine bir sunum hazırladım.

Ardından Abalıoğlu Holding iştiraki olan ABL Food’da depo stajı yaptım. Bu staj sırasında ürünlerin depolanması, elleçlenmesi ve yüklenmesi süreçlerine aktif olarak dahil oldum. Depo verimliliğini artırmaya yönelik bir layout çalışması hazırlayarak boş veya geri dönüştürülecek paletler için alternatif bir depolama alanı projesi geliştirdim.

Son sınıfımda ise TÜBİTAK 2209-A projesi kapsamında destek almaya hak kazandık. Yürütücüsü olduğum bu projede üç ekip arkadaşımla birlikte “Denizyolu Taşımacılığında Sürdürülebilirlik Uygulamalarının Lojistik Maliyetler Üzerindeki Etkisi” konusunu araştırdık. Arkas Holding ile yürüttüğümüz bu süreçte sektör verileri ve gerçek operasyonel örnekler üzerinden ilerleme fırsatı bulduk. Vaka analizi yöntemiyle gerçekleştirdiğimiz çalışmayı daha sonra uluslararası bir konferans olan FMOS 2025’te sunma fırsatı da yakaladık.

Denizcilik küresel bir sektör olduğu için konferansta farklı ülkelerden katılımcılarla yaptığımız görüşmelerde aslında benzer sorunların herkes için geçerli olduğunu gördük. Artan maliyetler, sürdürülebilirlik baskısı, regülasyonlar ve armatörlerin bu konudaki yatırımları sektörün ortak gündemini oluşturuyordu. Bu çalışmamızı daha da geliştirerek tez haline getirdik ve üniversitemize sunduk.

Üniversite hayatım boyunca DARGEB ile de birçok etkinlikte yer alma fırsatı buldum. Teknik geziler ve firma ziyaretleri sayesinde sektörü farklı açılardan tanıma ve sektör profesyonelleriyle tanışma imkânı elde ettim.

Mezuniyetimin ardından Rhenus Logistics’te Inside Sales Assistant Specialist olarak çalışmaya başladım. Ana çalışma alanım karayolu taşımacılığı olsa da hava ve denizyolu satışlarına da destek veriyorum. Müşterilerimize en uygun taşıma alternatiflerini sunarken aynı zamanda operasyonel süreçlerde karşılaşabilecekleri sorunlara çözüm üretmeye çalışıyoruz. Farklı taşıma modlarıyla çalışmak intermodal ve proje taşımacılığı gibi alanlarda da deneyim kazanmamı sağlıyor ve zamanla farklı alanlarda uzmanlaşma fırsatı sunuyor.


2. Denizcilik sektörüne yönelme kararınız nasıl şekillendi?

Denizcilik sektörüne yönelmemde en büyük etken annem oldu. Kendisi Belçika merkezli bir firmada zirai ürünler üzerine satış direktörü olarak çalışıyordu. Fabrika ziyaretleri sırasında lojistik alanının gelecekte benim için güçlü bir kariyer fırsatı sunabileceğini düşünerek bu alana yönelmemi önerdi.

Bu sayede Arkas Narlıdere Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ne gitmem için beni teşvik etti. O dönemde denizcilik ve lojistik kavramları benim için çok tanıdık değildi. Ancak okula başladıktan sonra sektörle ilgili birçok bilgi edinme fırsatı buldum.

Son sınıfta Arkas’ta staj yapma fırsatı bulduğumda acente operasyonlarının nasıl yürütüldüğünü yakından gözlemleyebildim. O noktada lojistik ve denizcilik sektörünün dinamik yapısı benim için çok daha anlamlı hale geldi.

Gemilerin operasyonları, evrak süreçleri, limanlar, maliyet planlamaları ve uluslararası ticaretin sürekli değişen yapısı benim için öğrenmenin hiçbir zaman bitmeyeceği bir alan gibi görünüyordu. O noktada bu sektöre ait olduğumu hissettim ve kariyerimi bu doğrultuda şekillendirmeye karar verdim.


3. Mesleki hayatınızda sizi en çok zorlayan ya da unutamadığınız bir dönem oldu mu?

Benim için en unutulmaz dönem TÜBİTAK projesi süreciydi. Bu dönem oldukça yoğun ancak bir o kadar da öğretici bir deneyimdi.

Bir yandan akademik araştırmalar yürütürken diğer yandan sektörde sıkça karşılaşılan “greenwashing” kavramını daha yakından inceleme fırsatı bulduk. Yani firmaların gerçekten sürdürülebilir yatırımlar yapıp yapmadığını ya da yalnızca raporlar üzerinden çevreci bir imaj mı oluşturduklarını anlamaya çalıştık.

Araştırma sürecinde birçok soruyla karşılaştık. Firmalar gerçekten sürdürülebilir olmaya mı çalışıyor yoksa regülasyonlardan kaçınmaya mı çalışıyor? Genç bir gemi filosuna sahip bir şirket ile daha yaşlı bir filoya sahip şirket aynı yatırımları yapabilir mi? Artan yakıt maliyetleri varken alternatif yakıtlar gerçekten maliyetleri azaltabilir mi?

Bu konularda akademik kaynakların sınırlı olması süreci zaman zaman zorlaştırdı. Ancak bu durum aynı zamanda araştırmamızı daha özgün hale getirdi. Çalışmamızda sürdürülebilirlik uygulamalarının lojistik maliyetler üzerindeki etkisini ortaya koymaya çalıştık. Bu süreç hem çok öğreticiydi hem de ekip olarak bize önemli bir araştırma deneyimi kazandırdı.


4. Üniversite hayatınızda “Denizde Kadın” fikrine yönelik tepkiler nasıldı?

Ben Lojistik Yönetimi bölümü mezunuyum ve daha çok karadan operasyonel süreçlere destek veren bir alanda çalışıyorum. Bu nedenle “denizde kadın” kavramını sektörel bir perspektiften değerlendiriyorum.

Aynı sektörde yer aldığımız için bu konunun garipsenmesine açıkçası karşıyım. Nasıl kadın tır şoförlerini destekliyorsam kadın kaptanları ve kadın pilotları da aynı şekilde destekliyorum. Çünkü bu durum aykırı değil; kadınların yapabileceklerinin sınırının olmadığını ve kalıplara sığmadığını gösteren bir gerçeklik.


5. Erkek ağırlıklı bir sektörde çalışırken fırsat eşitliği hakkında ne düşünüyorsunuz?

Bence burada önemli olan sektördeki diğer kadın meslektaşlarımızın bu süreci nasıl yürüttüğünü görmek. Aslında hiçbirimiz yalnız değiliz. Bizden önce bu yolu yürüyen ve zorlukları aşan birçok kadın var.

Eğer bir haksızlıkla karşılaşırsanız bu durumu daha önce yaşamış ve aşmış kadınların varlığını hatırlamak önemli. Bu dayanışma duygusu fırsat eşitliği mücadelesinde pes etmememizi sağlıyor.


6. Kadınların denizcilik sektöründeki varlığı sizce nasıl bir fark yaratıyor?

Bence kadınlar yalnızca denizcilik sektöründe değil bulundukları her alanda önemli bir fark yaratıyor. Kadının olduğu yerde iletişim, organizasyon ve düzen çoğu zaman daha güçlü hale geliyor.

Denizcilik sektörünün geleneksel olarak erkek egemen bir alan olması nedeniyle kadınların bu sektörde yer alması bazı kesimler tarafından hâlâ şaşırtıcı bulunabiliyor. Ancak kadınların bu alanda başarılı olması aslında her sektörde güçlü bir şekilde var olabildiğimizi gösteriyor.


7. Son olarak Dünya Kadınlar Günü için paylaşmak istediğiniz bir mesaj var mı?

Kadın meslektaşlarımın her alanda parladığını görmek beni her zaman motive ediyor. Küçüklüğümden beri bu başarıları hayranlıkla izliyorum.

Hiçbir zaman pes etmeden, yalnız olmadığınızı bilerek ilerleyin. Çünkü sizi izleyen ve sizden ilham alacak küçük kız kardeşlerimiz de var.

Yazar Derya - Ahmet Arda Cömert

BANDIRMA ON YEDİ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ - DENİZCİLİK İŞLETMELERİ YÖNETİMİ

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ACİL DURUM VE AFET KILAVUZU

DARGEB Denizde Kadın Röportaj Serisi: BEYZA ÇATALKAYA