Denizcilik Sektöründe Kadınların Artan Rolü ve Önemi
Küresel bir yapıya sahip olan denizcilik sektörü, uzun çalışma saatleri, uzun süre evden uzak kalma, stres ve fiziksel zorluklar nedeniyle geleneksel olarak erkek egemen bir meslek olarak görülmüştür. “Denizci,” “dümenci” ve “balıkçı” gibi terimler yalnızca erkekleri çağrıştırmış, geçmişte kadınların katılımı sınırlı kalmıştır. Uzun çalışma saatleri, iş-aile yaşam dengesi, stres ve annelik gibi faktörler, kadınların denizcilik mesleklerinden uzak durmasının başlıca nedenleri arasında gösterilmektedir. Toplumsal cinsiyet rolleri nedeniyle birçok kadın, aile-iş yaşam dengesini sağlayabilecekleri işlere yönelmekte veya ev eksenli çalışma yöntemlerini tercih etmektedir (Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü, 2014). Ancak, son yıllarda gerçekleştirilen çalışmalar ve teşvik programları, kadınların sektörde daha fazla yer almasını sağlamış ve bu alanda önemli bir dönüşüm başlatmıştır. Kadınların denizcilik sektörüne katılımı sadece bir eşitlik meselesi değil, aynı zamanda sektörün sürdürülebilirliği ve verimliliği açısından da kritik bir unsur haline gelmiştir. Son yıllarda sektör paydaşlarının yaptığı teşvik programları ve stratejik uygulamalar, kadın denizci sayısında gözle görülür bir artış sağlamıştır. Denizcilik alanında eğitim alan kadın öğrenci sayısındaki artış, sektörde kadınların daha fazla yer almaya başladığını ve cinsiyet eşitliğine yönelik olumlu bir değişim yaşandığını göstermektedir.

Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO), 1988 yılında başlattığı “Denizcilik SektörüneKadınların Entegrasyonu” (IWMS) programıyla sektördeki cinsiyet dengesizliğini gidermek için önemli bir adım atmıştır. 2019 yılında belirlenen “Denizcilik Toplumunda Kadınları Güçlendirme” teması ise bu çabaların daha da ileri taşınmasını sağlamıştır. Dünya Denizcilik Üniversitesi’nin (World Maritime University-WMU) düzenlediği uluslararası konferanslar ve akademik çalışmalar, kadınların sektördeki varlığının artırılmasının sadece etik bir gereklilik değil, aynı zamanda ekonomik ve operasyonel bir zorunluluk olduğu sonucunu ortaya koymuştur.

Denizcilik Sektöründe Kadınların Sayısını Artırmaya Yönelik Teşvik Programları
1988 – IMO’nun “Denizcilik Sektörüne Kadınların Entegrasyonu (IWMS)” Programı
Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO), kadınların denizcilik sektörüne daha fazla entegre olmasını sağlamak amacıyla bu programı başlattı. Programın amacı, kadınların denizcilik eğitimine erişimini kolaylaştırmak, mesleki fırsatlarını artırmak ve sektörde cinsiyet eşitliğini teşvik etmekti.
1992 – Denizcilik Eğitimi İçin Kadınlara Yönelik Bölgesel Ağların Kurulması
IMO, Afrika, Asya, Karayipler ve Latin Amerika’da kadın denizcilere yönelik bölgesel eğitim ağları kurdu. Bu ağlar, kadınların denizcilik kariyerine teşvik edilmesini, eğitim olanaklarına erişimin artırılmasını ve mesleki gelişimlerine destek sağlanmasını hedefledi.
2003 – ILO’nun “Kadın Denizciler: Küresel İstihdam Politikaları ve
Uygulamaları” Raporu
Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından yayınlanan bu rapor, kadın denizcilerin dünya genelindeki işgücü içindeki yerini analiz etti ve kadın istihdamının artırılması için öneriler sundu. Bu rapor, şirketlerin kadın çalışanlara daha eşit fırsatlar sağlaması için baskı unsuru oluşturdu.
2008 – IMO ve WMU İş Birliği ile Kadın Liderlik Programları
IMO ve Dünya Denizcilik Üniversitesi (WMU), kadınların denizcilikte liderlik pozisyonlarına yükselmesini teşvik etmek için özel programlar başlattı. Bu kapsamda, liderlik eğitimleri, mentorluk programları ve burslar sunuldu.
2015 – Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri (SKH) ile Küresel Cinsiyet Eşitliği
Hedefi
Birleşmiş Milletler (BM), 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri (SDG) kapsamında, kadınların denizcilik gibi geleneksel olarak erkek egemen sektörlerde daha fazla yer almasını hedefledi. Özellikle SKH 5 (Toplumsal Cinsiyet Eşitliği) kapsamında, kadın istihdamının artırılması için teşvik programları önerildi.
IMO, 2019 yılını “Denizcilik Toplumunda Kadınları Güçlendirme Yılı” olarak ilan etti ve
kadınların sektördeki rolünü artırmak için çalıştaylar, seminerler ve eğitim programları düzenledi. Aynı yıl, Malmö’deki Dünya Denizcilik Üniversitesi (WMU) tarafından 3. Uluslararası Kadın Konferansı düzenlendi. Konferansta, denizcilikte kadın istihdamını artırmaya yönelik uluslararası politika önerileri ve sektörün kadınları nasıl daha fazla destekleyebileceği üzerine tartışmalar yapıldı.
2021 – IMO-WISTA Küresel Denizcilik Kadın Raporu
IMO ve Dünya Kadın Denizciler Derneği (WISTA) tarafından yapılan bu çalışma, denizcilik sektöründeki kadın istihdam oranlarını analiz etti ve eşitlik politikaları üzerine öneriler sundu.
• Verilere göre, dünya genelinde denizcilik sektöründeki kadın oranı sadece %2. Ancak bu oran kruvaziyer gemilerde %17-18’e kadar çıkıyor.
• Raporda, cinsiyet eşitliği için daha fazla teşvik programına ihtiyaç duyulduğu vurgulandı.
2023 – Güney Afrika ve Latin Amerika’da Kadınları Destekleyen Programlar
• Güney Afrika Uluslararası Denizcilik Enstitüsü (SAIMI), kadınların denizcilik sektöründe lider pozisyonlara yükselmesini desteklemek için yeni eğitim ve mentorluk programları başlattı.
• Brezilya’da, kadınların donanma ve denizcilik sektöründe daha fazla yer almasını sağlamak için özel eğitim programları ve hükümet destekli teşvikler uygulanmaya başladı.
2024 Denizcilik Sektöründe Kadınların Durumu Raporu
2024 yılında yayınlanan “Denizcilik Sektöründe Kadınların Durumu” raporunda, kadınların hala büyük zorluklarla karşı karşıya olduğu, ancak sektörde artan farkındalık ve teşvik programları sayesinde kadın istihdam oranlarının yavaş da olsa yükseldiği belirtildi. Raporda, özellikle liderlik pozisyonlarında daha fazla kadına yer verilmesi gerektiği vurgulandı.


Sonuç
Denizcilik sektörü tarih boyunca erkek egemen bir yapı sergilemiş olsa da, kadınların sektördeki varlığı giderek artmaktadır. Günümüzde birçok şirket, kuruluş ve uluslararası örgüt, kadınların denizcilik alanında daha fazla yer almasını sağlamak amacıyla yukarıda belirtilen teşvik programları, eğitimler ve politikalar geliştirmektedir. Kadınların ilerleyen süreçlerde gemilerde, limanlarda, tersanelerde ve yöneticilik pozisyonlarında daha fazla yer almaya başlaması, sektörde cinsiyet eşitliği açısından önemli bir dönüm noktası oluşturmaktadır.

Kadınların mesleki başarıları ve katkıları göz önünde bulundurulduğunda, denizcilik sektöründe kadın istihdamının artırılmasının sadece etik bir gereklilik değil, aynı zamanda ekonomik ve operasyonel bir zorunluluk olduğu yukarıda da bahsedildiği gibi kritik bir role sahiptir. Araştırma sonuçlarından da anlıyoruz ki, denizcilik sektörünün geleceğinde kadınların daha fazla rol alması kaçınılmazdır. Ancak, kadınların sektörde daha görünür hale gelmesi için ön yargıların kırılması, çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve cam tavan etkisinin ortadan kaldırılması gerekmektedir. Kadınların mesleklerinde ilerleyebilmeleri ve liderlik pozisyonlarına ulaşabilmeleri için sektörde toplumsal cinsiyet eşitliğini teşvik eden politikaların uygulanması büyük önem taşımaktadır. Profesyonellik ve başarı cinsiyete bağlı değildir; bu bilinçle hareket edildiğinde, kadınların denizcilik sektöründeki varlığı güçlenmeye devam edecek ve denizcilik sektörü daha sürdürülebilir, yenilikçi ve kapsayıcı bir yapıya kavuşacaktır.

Kaynakça
- Sanri, Ö. (2020). Denizyolu taşımacılığı sektöründe kadının güçlenmesi. Yeditepe Üniversitesi, Ticari Bilimler Fakültesi, Uluslararası Lojistik ve Taşımacılık Bölümü.Şenbursa,
- N. (2020). Küresel arenada denizci kadınlar üzerine bir literatür incelemesi. Journal of Maritime Transport and Logistics, 1(1), 20-25.
- Kitada, M., Piñeiro, L. C., & Mejia, M. Q. (2019). Empowering women in the maritime community. WMU Journal of Maritime Affairs, 18, 525-530. https://doi.org/10.1007/s13437- 019-00188
- Grimett, L. (2024). The status of women within the maritime sector. American Journal of Industrial and Business Management, 14(1), 1-35. https://doi.org/10.4236/ajibm.2024.141001
YAZAR
GÜLFEM SU ADIŞEN
DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ
LOJİSTİK YÖNETİMİ 4.SINIF


