Hydrofoil, yelkenli teknelerde govdenin sudan bir miktar ayrilmasi icin gelistirilmis kanat sistemidir. Katamaranlar ile benzerlik gostermektedir. Amaç surtunmeyi dengeli bir sekilde azaltmaktir.

Hydrofiller, suda çalışan bir kaldırma yüzeyi veya folyondur. Görünüş ve amaç olarak uçaklar tarafından kullanılan aerofillere benzerler. Hidrofil teknolojisi kullanan tekneler aynı zamanda basitçe hidrofil olarak adlandırılır. Bir deniz otobüsü aracı hız kazandıkça, deniz motorları teknenin gövdesini sudan kaldırır, sürüklenmeyi azaltır ve daha yüksek hızlara izin verir.

Hydrofoil gemiler geminin kıç tarafına bağlanan hydrofoiller sayesinde hidrodinamik çekiş gücüne sahiptirler.gemi suda hareket edince,bu güç geminin ağırlığını ortadan kaldırmakta,gövdeyi sudan uzaklaştırmakta ve direnci azaltmaktadır.Böylece daha çok güç kullanmadan yüksek hızlar elde etmek mümkün olur.Kanolarda bile kullanıldığı görülmüştür.
Bu tip teknelerin en büyük dezavantajı çalkantılı veya hafif dalgalı denizlerde bile titreşimlerinin çok olmasıdır. Bu durum yolcular için hiç de konforlu olmaz.
Bir gemideki hidrofilin ilk kanıtı, 1869’da Parisli Emmanuel Denis Farcot’a verilen bir İngiliz patentinde ortaya çıkıyor. “Geminin yanlarına ve dibine uyum sağlayarak, tekne ileri sürüldükçe suyun suda kaldırılması ve çekişin azaltılması etkisine sahip olacak şekilde bir dizi veya eğimli düzlem veya kama oluşturulmuş parçaların” olacağını iddia etmiştir. İtalyan mucit Enrico Forlanini, 1898 yılında hidrofil üzerinde çalışmaya başladı ve bir “merdiven” folyo sistemi kullandı. Forlanini fikirleri ve tasarımları için İngiltere ve ABD’de patentler aldı.
DARGEB içerik yazarı Derya YILDIZ


