ŞOK
Kalp-damar sisteminin yaşamsal organlara uygun oranda kanlanma yapamaması nedeniyle ortaya çıkan ve tansiyon düşüklüğü ile seyreden bir akut dolaşım yetmezliğidir.
Kalp- damar sisteminin görevi,kanın tüm hücre ve dokulara ulaşmasını sağlamaktır. Kan sayesinde hücrelere oksijen ve besin maddesi taşınır. Hücrelerin metabolik atıkları da kan ile uzaklaştırılır.Bu durumlardan birinde yetersizlik oluşursa organ ve doku kan dolaşımı bozularak şok gelişebilir.
ŞOK NEDENLERİ
Şok, dolaşımdaki kan miktarının aniden önemli ölçüde azalmasına bağlı olarak gelişebileceği gibi; aşırı sıvı kaybı, (kusma, ishal, aşırı susuz kalma, büyük yanıklar vb.) kalp ritim bozuklukları, alerjik reaksiyonlar, alkol ve kimyasal madde zehirlenmeleri, karın içi iltihaplanma, başa şiddetli darbe alma, aşırı korku ve heyecan durumlarında da görülebilir.
Nedeni ne olursa olsun şok tablosu organ ve dokuların kanlanmasının bozulmasına bağlı olarak gelişir. Organ ve dokuların kanlanması aşağıdaki nedenlerle bozulur:
- Aşırı kan ve sıvı kaybı ile damarlar içindeki kan miktarı azalınca doku ve organlara yeterince kan gidemez.
- Kalpte meydana gelen hasar neticesinde kalp, kanı pompalama işlevini gereği gibi yapamaz.
- Damar yatağının genişlemesi neticesinde kan hacmi normal miktarda olmasına rağmen damar yatağını dolduramadığından yeterli oranda kanlanma sağlanamaz.
ŞOK ÇEŞİTLERİ
Bütün şok çeşitlerinde sonuç aynıdır. Dokularda yeterli düzeyde kanlanma ve oksijenlenme olmayacaktır.
Şoku nedenlerine göre aşağıdaki şekilde sınıflandırabiliriz:
- Hipovolemik şok: Sıvı kaybına (iç ve dış kanamalar, ishal, kusma, yanıklar
vb.) bağlı olarak gelişir.

- Kardiyojenik şok: Kalbin pompalama görevini yerine getirememesine (kalp
yetmezliği, kalp atım bozukluğu, kalp krizi vb.) bağlı olarak gelişir.

- Vazojenik şok: Sinir sisteminin damarlar üzerindeki kontrolünün kaybı
sonucunda damar yatağının genişlemesine bağlı olarak gelişir. Örnek: Baş ve
omurga yaralanmaları, zehirlenmeler, alerjik reaksiyonlar, aşırı duygusal
reaksiyonlar, ağrı vb. durumlar.
ŞOK BELİRTİLERİ
Şokta görülen genel belirtileri şu şekilde sıralayabiliriz:
- Endişe, huzursuzluk,

- Halsizlik, yorgunluk ve uykuya eğilim,
- Bayılma hissi, baş dönmesi,
- Bulantı, kusma,
- Susuzluk hissi,
- Hava açlığı, hızlı ve yüzeysel solunum,

- Hızlı ve zayıf nabız,
- Soğuk, soluk ve nemli cilt,
- Donuk ve anlamsız bakışlar,
- Bilinç düzeyinde azalma,
- Dudak çevresinde morarma,
- İdrar miktarında azalma.
ŞOKTA İLK YARDIM
Şokta görülen belirtileri erken dönemde tanıyıp ilk yardım uygulamalarına başlamak hasta veya yaralının hayatını kurtarır
Şokta aşağıdaki ilk yardım uygulamaları yapılır.
- Hasta veya yaralının ABC’ si değerlendirilir,
- Varsa sıkan giysileri gevşetilir,
- Hemen tıbbi yardım (112 aranır) istenir,
- Dış kanama varsa durdurulur,
- İç kanama yoksa şok pozisyonu verilir. Bu pozisyon, hasta veya yaralıda kalbe dönen kan miktarını artırarak hayati organların daha iyi kanlanmasını sağlar.
Şok pozisyonu verebilmek için;
- Hasta veya yaralı sırt üstü yatırılır,
- Ayaklar, 30 cm kadar yukarı kaldırılarak altına destek (çarşaf, battaniye, yastık, katlanmış kıyafet vb.) konulur.

- Hasta veya yaralının üzeri vücut sıcaklığını korumak için örtülür,
- Hasta veya yaralı hareket ettirilmez,
- Ağızdan asla yiyecek içecek verilmez,
- Tıbbi yardım gelene kadar yaşamsal bulguları takip edilir.




