in ,

KUZEY DENİZYOLU VE TÜRKİYE

KUZEY DENİZYOLU VE TÜRKİYE

İklim değişikliği ve küresel ısınmayla birlikte kutup bölgelerindeki buzulların erimesi küresel fırsatları ortaya çıkarmaktadır. Bu fırsatlardan biri de Kuzey Buz Denizi’ndeki buzulların erimesiyle birlikte daha aktif kullanılması düşünülen Kuzey Deniz Yolu’dur.
Kuzey DenizYolu (NorthernSeaRoute – NSR), batıda Kola Yarımadası’ndan, doğuda ise Bering Boğazı’ndan geçerek Sibirya sahili boyunca uzanıp Asya ve Avrupa’yı bağlayan, Arktik sularda ve Rusya’nın Özel Ekonomik Bölgesi’nde bulunan bir denizyolu güzergâhıdır.

Kuzey Deniz Yolunun sağladığı avantajlar ve dezavantajlardan vardır. Öncelikle avantajlarına değinelim. Asya, Avrupa ve Amerika kıtaları arasında nakliye için kullanılan deniz yollarına kıyasla zaman ve yakıt tasarrufu sağlıyor. Güney Kore ile Almanya arasındaki yolculuk, Ümit Burnu güzergahı üzerinden 46 gün, Süveyş Kanalı üzerinden 34 gün sürerken, Kuzey Deniz Hattı (Arktik rotası) üzerinden sadece 16 ila 23 gün sürüyor. Diğer bir avantajı ise korsanlık faaliyetlerinin daha az olmasıdır.Bu da güvenli bir yol olduğunun kanıtıdır.

Dezavantajlarına gelecek olursak Kuzey Deniz Yolu’nda seyir hızını etkileyen en büyük faktör buz seyri mesafesidir. İklim şartlarına bağlı olarak Kuzey Buz Denizi’ndeki buz seviyesi yıldan yıla değişmektedir. Bu da bölgeden geçen gemi sayısı ile seyir hızını doğrudan etkilemektedir. Diğer bir dezavantaj ise Kuzey Deniz Yolu’nun kullanımının özellikle buz kırıcı ücretlerinden dolayı daha yüksek maliyetlere ulaştığı belirtilmektedir ama artan rekabet ve bu deniz yolunun kullanımının artışına bağlı gelişecek kapasite artışıyla birlikte düşüş görülebileceği de öngörülmektedir.

Bu rotanın Asya ile Avrupa arasında bir bağlantı noktası olan Türkiye’nin denizyolu ticaretine de etkisi olabilir. Çin, Japonya ve Güney Kore’nin Kuzey Deniz Yolu’ndan en çok etkilenmesi beklenen ülkelerdir ve Türkiye Uzak Doğu ülkeleri arasında en fazla ticaret hacmine sahiptir. Bu üç ülke arasında en fazla ticaret hacmi Çin ile gerçekleşmektedir. Çin 2018 yılında Türkiye’nin en fazla ihracat yaptığı ülkeler arasında %1,73 paya sahiptir.

Türkiye ile Uzak Doğu ülkeleri arasındaki mesafenin ve sürenin Kuzey Buz Denizi üzerinden daha fazla olması ve maliyetlerin kestirilememesinden dolayı Kuzey Buz Denizi’nin Türkiye ile Uzak Doğu ülkeleri arasındaki doğrudan ithalat ve ihracat ticaretini etkilemeyeceği öngörülebilir. Ancak Türkiye ile Doğu ülkeleri arasındaki transit ithalat ve ihracatın kalkış ve varış noktalarına göre etkilenebileceği öngörülmektedir.

Kuzey Deniz Yolu’nun günümüzde kullanımı hakkında bu rotanın yıl içerisinde ne kadar kullanılabileceği, gemilerin yeterliliği, buzda seyir ve çevresel problemler, yetersiz maliyet analizi gibi oldukça önemli sorunlar halen mevcuttur.

Dargeb içerik yazarı Cansu BALDAN

https://dergipark.org.tr/tr/pub/denlojad/issue/50575/646707

Yazar Hakan KAPLAN

Hakan Kaplan - DARGEB Kurucu
Denizcilik eğitimine 2011'de başladı. İzmir Güzelbahçe denizcilik lisesi güverte bölümünü 2015'de ve Yalova Üniversitesi - Deniz Ulaştırma İşletme bölümünü 2017 de derece ile tamamladı. Şuan aktif olarak Anadolu Üniversitesi Uluslararası Ticaret ve Lojistik Yönetimi ile Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Deniz Ulaştırma İşletme Mühendisliğine devam ediyor.Toplamda denizcilik eğitiminin 9.yılında. DARGEB platformuna kurucu ortaklık yaptı. İnstagram'da @suvaribeyinnotdefteri 'ni kurdu.Güncelleme tarihi:2020

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İLK YARDIM-7(SOLUNUM VE KALP DURMASI)

Yat ve Marina İşletmelerinde Mavi Bayrak Uygulamaları