in , ,

Deniz Ticaret Hukukunun Önemi Ve Yetkileri

Öncelikle deniz ticaret hukukunun tanımını inceleyelim.

Gemiler ve gemilerin denizde seyrüseferine ilişkin hukuki işlemleri düzenleyen hukuk dalıdır.

Deniz ticaret hukukunun önemini açıklamak ve daha iyi bir şekilde anlatabilmek için deniz ticaret hukukunun tarihini inceleyelim.

Bu alanda ilk ve çok önemli adımı Fransa’da yapılan 1681 tarihli “Ordonnance la Marina” teşkil etmiştir. Bu hükümler daha sonra aynı şekilde 1807 tarihli Fransa Ticaret Kanunu’na geçmiştir. Aynı hükümler Almanya deniz ticaret mevzuatına kaynaklık etmiştir.

Türkiye’de deniz ticaret hukukuna dair ilk kanun 1864 yılında düzenlenen “Ticaret-i Bahriye Kanunname-i Humayunu” dur. Bu kanun 1807 Fransız Ticaret Kanunu’nun Deniz ticaretine ayrılmış olan ikinci kitabının tercümesidir. Cumhuriyet sonrası hukuk reformu sırasında, Alman Ticaret Kanunu’nun deniz ticaretine ait yükümlükleri tercüme edilerek oluşturulan Deniz Ticaret Hukuku 1929 yılında yürürlüğe girmiştir. 1956 yılında uluslararası deniz hukuku esaslarına uygun hale getirilmiştir. Şu anda ise yürürlükte bulunan 6102 sayılı Yeni Türk Ticaret Kanunun 5.kitabında bulunan deniz ticaret hukuku kullanılmaktadır.

Bu bilgiler ışığında net bir şekilde görüyoruz ki deniz ticaret hukuku sürekli yeniliğe açık ve çok geniş kapsamlı bir olgudur. Bunun en önemli sebebi ise deniz ticaretinin diğer ticaret türlerine göre çok daha büyük ekonomik faaliyetlerinin yürütülmesinden dolayıdır. Bir geminin limana girişi, çıkışı, yük alması, ülkeler arasında faaliyet göstermesi, yeni gemilerinin kayıtlarının yapılması gibi birçok unsuru içinde bulunduran deniz ticaret hukuku ne kadar önemli bir hukuk dalı olduğunu da bu şekilde göstermektedir.

Türkiye Deniz Ticaret Hukukunun sekiz bölümüne bakacak olursak:

BİRİNCİ KISIM: GEMİ (m.931-1060)

  1. Bölüm: Genel hükümler
  2. Bölüm: Geminin kimliği
  • Bölüm: Gemi sicili
  1. Bölüm: Mülkiyet ve diğer aynı haklar

İKİNCİ KISIM: DONATAN VE DONATMA İŞTİRAKİ (m.1061-1087)

ÜÇÜNCÜ KISIM: KAPTAN (m.1088-1118)

DÖRDÜNCÜ KISIM: DENİZ TİCARET SÖZLEŞMELERİ (m.1119-1271)

  1. Bölüm: Gemi Kira Sözleşmeleri
  2. Bölüm: Zaman Çarteri Sözleşmesi
  • Bölüm: Navlun Sözleşmesi
  1. Bölüm: Zamanaşımı
  2. Bölüm: Deniz yoluyla Yolcu Taşıma Sözleşmesi

BEŞİNCİ KISIM: DENİZ KAZALARI (m.1272-1319)

  1. Bölüm: Müşterek avarya
  2. Bölüm: Çatma
  • Bölüm: kurtarma

ALTINCI KISIM: GEMİ ALACAKLARI (m.1320-1327)

YEDİNCİ KISIM: SORUMLULUĞUN SINIRLANMASI ve PETROL KİRLİLİĞİ ZARARININ TAZMİNİ (m.1328-1349)

SEKİNCİ KISIM: CEBRİ İCRAYA İLİŞKİN ÖZEL HÜKÜMLER (m.1350-1400)

DENİZ TİCARET HUKUKU YETKİNLİKLERİ

1-GEMİ ÜZERİNDEKİ YETKİLERİ:

Gemi: Tahsis edildiği amaç, suda hareket etmesini gerektiren, yüzme özelliği bulunan ve pek küçük olmayan her araç, kendiliğinden hareket etmesi imkanı bulunmasa da, TTK m.931/1 hükmü bakımından ‘’gemi’’ sayılır.

Gemi Siciline Tescil Edilebilecek Gemiler: MADDE 956-(1) Gemi siciline, Türk bayrağı çekme hakkına sahip ticaret  gemileri ile 935 inci maddenin a ve c bentlerinde yazılı gemiler kayıt olur.

Türk Bayrağı Çekme Hakkının Kullanılması:

MADDE 943: (1) geminin Türk bayrağını çekme hakkı, gemi tasdiknamesi ile ispat olunur.

(2) Gemi tasdiknamesi alınmadıkça, Türk bayrağı çekme hakkı kullanılamaz.

(3) Gemi tasdiknamesi veya bunun sicil müdürlüğünce onaylanmış bir özeti veya bayrak şahadetnamesi yolculuk sırasında gemide bulundurulur.

MADDE 968: (1) sicil müdürlüğü geminin sicile kaydolduğuna ilişkin bir gemi tasdiknamesi düzenler. Tasdiknameye sicil kayıtları aynen ve tam olarak geçirilir.

(2) Gemi tasdiknamesinde ayrıca geminin tescili için aranan belgelerin ibraz edildiği ve onun Trük bayrağını çekme hakkına sahip olduğu da gösterilir.

(3) Gemi malikine istemi üzerine gemi tasdiknamesinin onaylı bir özeti verilir.

Yurt dışında bayrak çekme hakkı için konsolosluktan bayrak şahadetnamesi verilir ve bir yıl geçerlidir.

Bir Türk limanında inşa edilecek Türk bayrağı çekme hakkı olmayan gemilere Bakanlık tarafından gidecekleri yere kadar Bayrak şahadetnamesi verilir.

Yabancı bir gemiye Türk bayrağı çekme izni verildiği takdirde bu gemiye bakanlıkça Bayrak Şahadetnamesi verilebilir. Bu belge ile Türk bayrağı çekilir.

Gemi Mülkiyetinin Kazanılması:

Özel Hukuk kurallarına göre gemi mülkiyetinin kazanılması,

1- Hukuki muamele yoluyla

– sicile kayıtlı gemi üzerinde

– sicile kayıtlı olmayan gemi üzerinde

– sicile kayıtlı gemi payı üzerinde

2- Hukuki muamele yolları dışında

– kazandırıcı zamanaşımı yoluyla

– ihraz ile

– inşa edilen gemi üzerinde

Kamu Hukuku kurallarına göre gemi mülkiyetinin kazanılması,

  • Savaş zamanlarında kanunda gösterile gemiler zapt ve müsadere olunur.
  • Kaçakçılıkla mücadele kanunu gereği kaçak eşya taşıyan gemiler belirli şartlarla müsadereye tabi tutulmaktadır.
  • Kabotaj kanununa göre muvazalı olarak bir geminin bayrak hakkının kazanıldığı anlaşılırsa gemiye el konulur.

Gemi İpoteği: Bir alacağı teminat altına almak için gemi üzerinde ipotek kurulabilir.

İpoteğin Kurulması İçin;

1– Gemi maliki ile alacaklının gemi üzerinde ipotek kurulması hususunda anlaşmaları ve ipoteğin gemi siciline tescil edilmesi şarttır.

2– Sözleşmenin yazılı olması

3– İmzaların noterce onaylanması. Bu anlaşma gemi sicil müdürlüğünde de Yapılabilir.

Yapı Halindeki Gemiler Üzerinde De İpotek Kurulabilir.

1- Omurgasının konulduğu andan kızaktan indirilinceye kadar, görünebilecek bir yerine ad ve numara konulmak suretiyle yapının açık ve sürekli bir şekilde ayırt edilmesi gerçekleştirildiği andan itibaren yapı halindeki gemi üzerinde ipotek kurulabilir.

2- Tamamlandığında 18 gros tonilatodan küçük yapılar üzerinde ipotek kurulamaz.

Madde 1038

(1). İpotekle teminat altına alınmış olan alacağın devri ile gemi ipoteği de yeni alacaklıya geçer.

(2). Alacak ipotekten ve ipotek de alacaktan ayrı olarak devredilemez.

(3). Alacağın devri için eski ve yeni alacaklının yazılı olarak anlaşmaları ve bu devrin gemi siciline tescili şarttır.

 

2-DONATAN VE TAŞIYAN ÜZERİNDEKİ YETKİLERİ

Donatan: Gemisini menfaat sağlamak amacıyla suda kullanan gemi malikine denir.

Gemi İşletme Müteahhidi: Kendisinin olmayan bir gemiyi menfaat sağlamak amacıyla suda kendi adına bizzat veya kaptan aracılığıyla kullanan kişi, üçüncü kişilerle olan ilişkilerinde donatan sayılır.

Donatan sorumluluğu:

  Üçüncü şahıslara karşı sorumluluğu,

Donatan, gemi adamlarının, zorunlu danışman kılavuzun veya isteğe bağlı kılavuzun görevlerini yerine getirirken işledikleri kusur sonucunda üçüncü kişilere verdikleri zararlardan sorumludur.

Yükle ilgili şahıslara karşı sorumluluğu,

Donatan yolculara ve yükle ilgili kişilere karşı, taşıyanın gemi adamlarının ( kaptan, gemi zabitleri, tayfa ve gemide çalıştırılan diğer şahıslar) kusurundan doğan sorumluluğuna ilişkin hükümlere göre sorumlu olur.

Taşıyanın Sorumluluğu:

Taşıyanın geminin denize ve yüke elverişsizliğinden doğan sorumluluğu,

Madde 1141-(2): Taşıyan yükle ilgili olanlara karşı geminin denize, yola veya yüke elverişli olmamasından doğan zararlardan sorumludur; meğerki, tedbirli bir taşıyanın harcamakla yükümlü olduğu dikkat ve özen göstermekle beraber, eksikliği yolculuğun başlangıcına kadar keşfe imkan bulunmamış olsun.

Taşıyanın, eşyanın yükletilmesi, istifi, elden geçirilmesi, taşınması, korunması, gözetimi ve boşaltılmasından doğan sorumluluğu,

Madde 1178- (1) Taşıyan, navlun sözleşmesinin ifasında, özellikle eşyanın yükletilmesi, istifi, elden geçirilmesi, taşınması, korunması, gözetimi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermekle yükümlüdür.

(2) Taşıyan, eşyanın ziya veya hasarından yahut geç tesliminden doğan zararlardan ziya, hasar veya teslimde gecikmenin, eşyanın taşıyanın hakimiyetinde bulunduğu sırada meydana gelmiş olması şartıyla sorumludur.

Taşıyanın Muhtemel Sorumsuzluk Halleri:

Madde 1182(1) zararın aşağıdaki sebeplerden ileri gelmesi halinde taşıyan ve adamları, kusursuz sayılır:

a) Denizin veya geminin işletilmesinde elverişli diğer suların tehlike ve kazaları.

b) Harp olayları, karışıklık ve ayaklanmalar, kamu düşmanlarının hareketleri, yetkili makamların emirleri veya karantina sınırlamaları.

c) Mahkemelerin el koyma kararları.

d) Grev, lokavt veya diğer çalışma engelleri.

e) Yükleten, taşıtan ve eşyanın maliki ile bunların temsilcilerinin ve adamlarının fiil veya ihmalleri.

f) Hacim veya tartı itibariyle kendiliğinden eksilme veya eşyanın gizli ayıpları ya da eşyanın kendisine özgü doğal cins ve niteliği.

g) Ambalajın yetersizliği.

h) İşaretlerin yetersizliği.,

3-SÖZLEŞMELER ÜZEREİNDEKİ YETKİNLİKLERİ

Navlun Sözleşmesi:

UNSURLARI :

1.Eşya taşımanın üstlenilmesi.

2.Deniz yoluyla yapılmalı

3.Gemi ile yapılmalı

4.Eşyanın taşıyanın zilyetliğinde taşınacak olması

5.Taşıma işi bir ücret karşılığında yapılmış olmalı

KURULMASI :

Navlun sözleşmesinin kurulması için bir şekil şartı öngörülmemiştir. Tarafların karşılıklı ve birbirlerine uygun iradeleri ile sözleşme kurulur.

Not: fakat uygulamada genelde yazılı yapılır. Çünkü HMK m.200, “senetle ispat zorunluluğu’’ gereği yazılı yapılıyor.

Kırkambar Sözleşmesi:

Bir geminin tahsisi söz konusu olmaksızın parçalara ayrılmış muayyen eşyanın deniz yoluyla bir yerden bir yere taşınması konusundaki sözleşmeye denir.

Çarter Sözleşmesi:

Geminin tahsisi suretiyle eşya taşınmasının taahhüt edildiği sözleşmeye denir.

Sözleşmelerde kararlaştırılan geminin kullanılması,

MADDE 1150 – (1)  Taşıyan, taşıtanın iznini almadan eşyayı başka gemiye yükleyemez, yüklerse bundan doğacak zarardan sorumlu olur; meğerki, eşyanın kararlaştırılan gemiye yükletilmiş olması halinde de zararın meydana gelmesi kesin ve zarar dahi taşıtana ait olsun.

(2) tehlike halinde ve yolculuk başladıktan sonra yapılacak aktarmalar hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.

Madde 1212- (1) Taşıyan, eşyayı sözleşmede ismen kararlaştırılmış olan dışında başka bir gemiye yükleme veya aktarmaya yetkili ise, bu geminin zıayı halinde taşımayı diğer uygun bir gemi ile yapabilir veya tamamlatabilir. Taşıyan seçimini gecikmeksizin taşıtana bildirmekle yükümlüdür.

4-YÜKLEME VE YOLCULUK ÜZERİNDEKİ YETKİLERİ

Geminin Yolculuğa Hazırlanması:

MADDE 932- 

(1).Denize Elverişli: gövde, genel donatım, makine kazan gibi esas kısımları yolculuk sırasında sudan ileri gelen tehlikelere karşı koyabilen gemi.

(2).Yola Elverişli: teşkilatı, yükleme durumu, yakıtı, kumanyası, gemi adamalarının yeterliliği ve sayısı gibi…

(3).Yüke Elverişli: soğutma tesisatı dahil olmak üzere, eşyanın kabulüne taşınmasına ve muhafazasına elverişli olan gemidir.

Geminin Yükleme Yerine Ulaşması:

MADDE 1142 (1) kaptan, eşyayı almak için gemiyi sözleşmede kararlaştırılan yere demirler.

 (2) sözleşmede yalnızca geminin yükleme yapacağı liman veya bölge kararlaştırılmışsa, gemi bu liman veya bölge için tahsis edilmiş bekleme alanında yükleme yerinin belirlenmesini bekler.

Gerekçe: yükleme limanı ve yeri hususunda bir ayrım yapılması gerekmektedir. ‘’Yükleme yeri’’ limanda yer alan ve sözleşmede kararlaştırılan rıhtımı belli olan yerdir. Gemi rıhtıma vardığında hazırlık ihbarı yapılabilir. Fakat sözleşmede bu belirlenmemişse gemi bekleme yerine vardığında borcunu ifa etmiş sayılır. ‘’Bekleme yeri ‘’ limanın coğrafi, idari veya hukuki sınırları içinde bulunması zorunlu değildir. Sadece yüklemenin yapılacağı limana hareket edebilir durumda olması kafidir.

Hazırlık İhbarı:

Yüklemenin belirli bir günde yapılacağı kararlaştırılmamışsa taşıyan veya yetkili temsilcisi 1142. Madde de öngörülen şekilde demirleme yerine varınca yapılır. Hazırlık bildiriminin hüküm doğurması için mutlaka muhatabına ulaşması gerekir.

Yükleme Müddeti:

  • STARYA SÜRESİ: Taşıyanın malların yükletilmesi için kanunen beklemesi gereken süreye denir.
  • SÜRASTARYA SÜRESİ: Taşıyanın sözleşmedeki özel bir hüküm gereğince beklemekle yükümlü olduğu ek süredir.

Madde 1153- (1) yükleme süresi hazırlık bildiriminin muhataba ulaşmasını izleyen ilk takvim günü ve eğer yüklemeye fiilen başlanmışsa, o andan itibaren işlenmeye başlar.

(2) yükleme süresi sözleşme ile belirlenmemişse, yüklemenin yirmi dört saatlik kesintisiz çalışma ile yapılması halinde ihtiyaç duyulacak süre, yükleme süresi olarak kabul edilir. Bu süre hesaplanırken yükleme limanı, gemi, yükleme tesis ve araçları ve yerel teamüller göz önünde bulundurulur.

(3) taraflar yükleme süresi için ücret ödenmesini kararlaştırabilirler.

Madde 1154-(1). Sözleşmede kararlaştırılmışsa taşıyan, eşyanın yükletilmesi için yükleme süresinden (starya süresinden) fazla beklemek zorundadır. Fazladan beklenilen bu süreye ‘’sürastarya süresi’’ denir.

(2). Sözleşmede sürastarya süresi belirtilmemişse bu süre on gündür.

(3). Sürastarya süresi, yükleme süresi bitince herhangi bir bildirime gerek kalmaksızın başlar.

Madde 1155- (1). Sürastarya süresi için taşıyana ‘’sürastarya parası’’ ödeni

(2). Sürastarya parasının miktarı sözleşmede kararlaştırılmışsa bu miktar, sözleşmeden belirtilen miktardan fazlasını isteyem

(3). Sürastarya parası sözleşmede kararlaştırılmamışsa, yükleme süresini aşan bekleme nedeniyle, taşıyanın yaptığı yararlı ve zorunlu giderler istenebilir.

(4). Sürastarya parasının borçlusu taşıtandır. Ve taşıyan, sürastarya parasını almadan ya da yeteri teminat verilmeden gemiyi yola çıkarmak zorunda değildir.

(5). Yükleme limanından doğan sürastarya parası, sürastarya süresinin hesabında esas alınan zaman biriminin sonunda muaccel olur. Kullanılmayan zaman birimi için sürastarya parası istenemez.

KAYNAKÇA

1-https://turdef.org.tr/makale/deniz-ticareti-hukuku-nedir-,25 Ekim 2019

2-https://hukukdershanesi.com/deniz-ticareti-hukuku-ders-notlari/,Dicle Hukuk Fakültesi-Muhammed Yavuz.

3-https://www.capital.com.tr/sektorler/diger-sektorler/denizlerde-liderlik-ikinci-kusakta-004370,2011

4- Denizcilik İşletmeleri Yönetimi, Beta yayıncılık, Eylül 2013.

 YAZAR:

Furkan Bilgin

Kocaeli Üniversitesi- Denizcilik İşletmeleri Yönetimi- 1. Sınıf Öğrencisi

 

Yazar Lacka - Sevgi Girgin

İTÜ - Denizcilik Fakültesi - Gemi Makineleri İşletme Mühendisliği

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gemi Acentesi Nedir?

DARGEB UFKUN Dergisi 3. Sayısı | Denizcilikte Yeni Bir Soluk