CEZAYİR-İ GARP EYALETİ
Akdeniz’in önemli ülkelerinden Cezayir’i tarihsel olarak ele aldığımızda bizlerin
bir parçası ve Türk Denizcilik Tarihinin kalbi olduğunu söylemek yanlış
olmayacaktır. Eyalet 1517 yılında ünlü Türk korsanı Oruç Reis tarafından
kurulmuştur.

Kuzey Afrika 1505-1513 yılları arasında İspanyol sömürgecilerin işgali altındaydı.
Yerli halka uygulanan şiddetin ardından Oruç Reis ve Hızır Reis Cezayir’e gelip
İspanyollara karşı akınlar düzenlemeye başlamışlardır. Barbaros kardeşler kısa
sürede Cezayir ve çevresini hakimiyetleri altına almayı başarmışlardır. Oruç Reis
1518 yılında İspanyollarla girdiği bir çatışmada yaralanmış ve ardından şehit
düşmüştür. Onun yerine geçen Hızır Reis padişah tarafından Cezayir Hakimi
Hayreddin Paşa ünvanını almış ve Cezayir resmi olarak Osmanlıya bağlı bir eyalet
olmuştur.
O dönemde adeta bütün Türk leventlerinin yuvası haline gelen Cezayir, korsanlar
yurdu olarak anılmaktaydı. Padişahında desteğiyle Barbaros Cezayir’i siyasi, adli,
askeri ve birçok yönden düzene sokmuştur.
Barbaros’un koyduğu korsanlık yasalarına göre kazanılan ganimetin %40 ı
Cezayir fakirlerine dağıtılırdı bu sayede yerli halka bir sömürgeci değil aksine bir
hami(koruyucu) olduklarını kanıtlamış ve onların saygısını kazanmıştır. Bu arada
Barbaros İspanya’da zulme maruz kalan Endülüs halkının yardımına koşarak 70
bin Endülüslü müslüman ve yahudiyi gemileriyle Cezayir’e taşıyarak hayatlarını
kurtarmıştır. Endülüslüler hem bilim hem de zirai, sanayi ve ticari birikimleriyle
nitelikli bir nüfusa sahiplerdi bu sayede Cezayir ekonomisinin gelişimine büyük
katkıda bulundular. Bunun yanında neredeyse bütün Akdeniz ticaretini kontrolü
altında tutan efsanelere konu olmuş Türk korsanlarının getirdikleri ganimetler
sayesinde Cezayir kısa sürede gelişti ve nüfusu 3 milyona kadar ulaştı.

Öyle ki bu güçlü eyalet ve onun yetiştirdiği Türk leventleri 1519 da İspanyol donanmasını
yenilgiye uğratmış, 1538’ de haçlı donanmasını yok etmiş, 1543 de Nice yi almış,
1560 da Cerbe Deniz Muhaberesini kazanmış ve hatta Akdeniz’in dışına çıkarak
İngiltere, İrlanda, Hollanda, Danimarka hatta İzlanda ya kadar uzanan bir sahada
akınlar düzenlemiştir.Bir eyalet olmasına rağmen birçok devleti vergiye ve haraca bağlamıştır.
Bunlardan belki de en önemlisi Trablus anlaşmasıyla ABD’nin haraca
bağlanmasıdır. Ayrıca bu anlaşma ABD tarihinde yabancı bir dille (Türkçe)
imzalanan tek anlaşma olduğu gibi yabancı bir devlete vergi ödenmesini kabul
eden tek ABD belgesidir.

Ne yazık ki bu güçlü ve destansı eyalet denizciliğe verilen önemin ve değerin
yitirilmesiyle teknolojiden ve teknikten yoksun kalmış ne kadar dirense de büyük ve
vahşi katliamlar sonucu Amerika, İsveç ve en sonunda Fransa’nın saldırılarıyla işgal
edilmiş Oruç Reis in mezarı dahil neredeyse bütün izler silinerek yok edilmiştir.
Bizler bu üzücü yenilgiden bir ders çıkarmalı ve ;DENİZCİLİĞİ TÜRK’ÜN
BÜYÜK MİLLİ ÜLKÜSÜ OLARAK DÜŞÜNMELİ ONU AZ ZAMANDA
BAŞARMALIYIZ.

DARGEB Metin İçerik Ahmet Can Çalıkoğlu
Kaynakça:
Cem Gürdeniz/ Mavi Uygarlık
Mühimme defterlerine göre Osmanlı Cezayir’i Garb
https://www.dzkk.tsk.tr/
Gazavatı Hayrettin Paşa
Halikarnas Balıkçısı/ Uluç Reis


