Karadenizde Koster Taşımacılığı
Ülke dış ticaretinin çok büyük bir bölümünün deniz yolu ile gerçekleşir. Denizlerimiz, limanlarımız ve gemilerimiz;sadece mallarınız, yüklerimizi, ürünlerimizi değil 81 milyon vatandaşımızın geleceğini taşımaktadır. Ülkemiz, kara taşımacılığında bir köprü görevi olduğu kadar, deniz ticaretinin de ana rotalarında yer almaktadır.
Karadeniz ve Akdeniz havzasında deniz taşımacılığı için kullanılan yaklaşık 900 adet koster gemisi bulmaktadır.”Akdeniz ve Karadeniz’i deniz taşımacılığında Türk Gölü haline getirmek ve gemi inşa sanayimizi geliştirmek için koster filomuz genişletilmiştir” Koster gemilerin ömrü 20 yıldır Türkiye’de koster filosu 20 yaşı aşırı derecede artış vardır.
Karadeniz kendine has bir yaşamı ve denizciliğe sahiptir ama böyle olması yanı sıra denizciler için güzel özelliğe sahip değildir yüz yıllardır Karadeniz’i yüzyıllarca kendisini çevreleyen ülkeler ve topluluklar arasında canlı bir deniz ticaretine sahiptir. Böyle özelliklere rağmen gemi adamları için bir kabusa dönüşmüştür. Düşük ücretler, eski gemiler ve zorlu çalışma koşullarına ölümlü deniz kazaları eşlik etmektedir. Bu kadar güzel bir konuma sahip olan Karadeniz neden bu hala dönüştü? Yük taşıma kapasiteleri 1000 ve 2000 ton arasında değişen aktif durumda 2400 gemi Karadeniz’in deniz ticaretini sağlamaktadır.
Bu gemilerin 10 bin milyondan fazla taşıma kapasitesine ulaşmaktadır üstelik 1000 tonun altındaki gemilerle uluslararası taşımacılıkta kullanılmayan gemiler bu rakama dahil değildir. Bu 2400 geminin 3/2 sinide 4000 tonun altında kosterler oluşturmaktadır.
Filonun ana gövdesini bu kosterler oluşturması esasen sektörün özelliklerinden kaynaklıdır. Bu kosterler özellikte nehir tipi gemiler, karadenizin utanç denizi bir başrol oynamaktadır. Bu gemilerin yarısın 20 yaşın üstündedir ve toplam tonaj kapasitesi yarısını oluşturmaktadır ve dahada önemlisi bölgedeki gemi adamların 3/2 bu tip gemilerde çalışmaktadır. Gemilerin yaşlı ve küçük tonajda olmasın genel sebebi;Anacak o değerdeki gemilerle bu iş yapılır bu 8 dolarla taşıycağınız 20 günlüğüne işgal edeceğiniz bir gemi değerinden kaynaklıdır.

. İstihdam bürolarının, farklı işletme şirketlerini ve benzeri unsurları barındıran çok katmanlı gemi sahipliği, ileri düzeyde bir sorumluluk boşluğu yaratıyor. Bir şeyler ters gittiğinde kimin sorumlu tutulacağı hususu pek net değil. Ve bu bölgede işler oldukça sık ters gidebiliyor. Kısmen bölgenin coğrafyasından, hava şartlarından gemilerin tonajı ve yaşlı olması veya nehir tipi gemilerin kullanılmasından dolayı.
Armatörler için Karadeniz’i bir supot piyasa olarak tanımlamak mümkündür ve bu tüm faktörler çalışma koşullarını olumsuz yönde etkilemektedir. Zorlu çalışma koşullarında hayatta kalmaya çalışan amatörler çareyi standart altı gemilerde bulmaktadır. Kullanılan gemiler artık kullanılmaması gereken gemilerdir ve bu gemileri bir başka değişle gemiadamların sırtında gitmektedir.
Bu tarz çalışma koşulları deniz hukukuna ve sigorta koşullarına uygun değildir. Adeta kölelik sitemi kurulmuştur. Bu tür gemilerde çalışan personeller bu durumu kabullenmektedir ve bunu kabullenen personeller denizciliği bozmaktadır. Ve bu tür gemilerde çalışan gemiadamları çalıştıkları süre bir miktar maaşlarını ala bilmektedir ve gemiler ne seyire çıkmamaktadır. Çıkan gemiler çoğunlukla İstanbul boğazından geçmektedir ve bu gemiler zorlu Karadeniz’den geçmekte zorlanmaktadır gemi batması, gemi kazaları oluşmaktadır.

DARGEB İçerik Yazar Tuğba Kaymaz


