in ,

Kayıp Kıta Mu

Kayıp kıta Mu yani Güneş İmparatorluğu, insanlığın ilk çıktığı yer. Diğer ismiyle; Cennet Bahçesi.

Teorilere göre medeniyetlerin, dinlerin başlangıcı bu kıta dadır. Kıta’nın dini spiritüalizmdir ve tasavvuf gibi akımlara öncülük etmiştir.Bu kıta da yaşayan insanlar telekinezi, astral seyahat ve uzaktan şifa gibi bir çok zihinsel yeteneğe sahiptirler. Teknolojik olarak da en az bizim kadar belki bizden de fazla gelişmiş durumdaydılar.İnanışa göre bu kıta ya doğal afetler ya da atom bombası sonucu patlamalarla sular altına gömülmüştür. Bu patlama sonucunda Pasifik Okyanusu’nun suları taşmış ve sonrasında Nuh Tufanını getirmiştir.

 

 

Konuyu özet hattıyla anlattığımıza göre detaylarına inebiliriz. Antarktika’dan 2 kat büyük olduğu düşünülen ve insanlığın yaşam başlangıcı olarak kabul edilen Mu Kıtası aynı zamanda bütün din ve sembollerin ilk kez görüldüğü kıtadır. Şu an bulunan bütün tabletler bu imparatorluğa dayanmaktadır. Mu kıtası, görev için Tibet’e gitmiş daha sonradan dünyayı dolaşıp kendini araştırmalara adamış İngiliz subay James Churchward hemen hemen 50 sene bulduğu tabletleri çözümlemiştir. Bu süre zarfında 168 belgeye ulaşmıştır. Tabletlere göre Mu Kıtası kuzeyden güneye 8 bin, doğudan batıya 3.000 km’lik bir bölgeyi kapsar. Çevresinde Endonezya, Polonezya ve Paskalya Adaları gibi birtakım adalar vardır. Bu adaların hepsinde Mu’ya dair kanıtlar bulunmuştur. Daha doğrusu tapınak, tablet, tüneller ile ilişkilendirilmektedir çünkü semboller tablettekilerle aynıdır. Mısır Maya, Hint , Aztek, Uygur gibi imparatorlukların Mu ile kökeni olduğu dolasıyla Türklerin kökeni hakkında araştırma yapan Mustafa Kemal Atatürk’ü bile meraklandırmıştır. Bu konuda kitaplar getirtmiş ve çeviri yaptırmıştır. Kitaplarda Maya , Aztek ve İnka uygarlıklarının kullandıkları eşyaların Türklerin kullandıkları eşyalara benzerliği öne çıkıyordu. Tüm bu araştırmaların sonucunda Atatürk, bilimsel deliller ile desteklenen bir Türk Tarih Tezi sunmuş ancak kitaplaştırmaya ömrü vefa etmemiştir.

 

 

Teze göre şu sorulara net cevaplar veriliyordu: Türkler Orta Asya’dan gelmiştir fakat Orta Asya’ya nereden gelmişlerdir? Türkler’in Amerika kıtasının yerlileri olan İnka, Maya ve Aztekler’le olan tartışmasız benzerlikleri nasıl açıklanabilirdi? Dünya Tarihi nerede başlamıştı?Orhun yazıtları ile Maya tabletleri nasıl paralel olabilmektedir? Kitaplar Atatürk’ün ölümünden sonra önce TDK arşivine daha sonra Anıtkabir kitaplığına alınmıştır. Kitapların kitaplık numaraları sırasıyla 199,200,1301 ve 1302’dir ve aynı zamanda araştırmaya açıktır.  SONUÇ OLARAK, çoğu kişi için komplo teorisi olarak görülse bile tabletlerdeki anlamlar, tarihi kalıntılar, Atatürk’ün araştırmaları  böyle bir imparatorluğun olduğunu varsayıyor.

 

 

 

 

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Virüs Nedeniyle Tankerlerde Depolanan Petrol

Bulutlar