in , ,

TCG Dumlupınar Faciası

TCG Dumlupınar Faciası

  1. Dünya Savaşı sonrasında Amerika ile Türkiye arasında Marshall yardımı çerçevesinde Ortak Savunma Destek Yasası kapsamında askeri yardım ve hibeler başlamıştı. 16 Kasım 1950 tarihinde ise TCG Dumlupınar ve TCG Çanakkale denizaltıları Amerika’da teslim alınarak Türk mürettebat tarafından yurda getirildiler ve İstanbul’da Yavuz Zırhlısının top atışıyla selamlanarak donanmamıza katıldılar.

Dumlupınar denizaltısı donanmamıza katılışından sonra birçok tatbikatta 1. Filotilla sancak gemisi olarak ülkemizi temsil etti. 1953 yılı tatbikatlar açısından oldukça yoğun bir yıldı. 2 Nisan 1953 tarihinde TCG Dumlupınar ve TCG 1. İnönü denizaltıları NATO’nun Ege Denizi’nde düzenlediği Blue Sea tatbikatına katıldılar. Tatbikat 3 Nisan günü saat 17.30’da sona erdi. 1. Filotilla komodoru Kurmay Albay Hakkı Burak’ın bulunduğu Dumlupınar önde olmak üzere denizaltılar üsse dönüş için seyire başladılar.Saat 00.00’da vardiya değiştirilirken Çanakkale Boğazı önlerine gelinmişti. Gemi komutan Yüzbaşı Sabri Çelebioğlu vardiyasını Üsteğmen Hasan Yumuk’a devrederken Anadolu Yakası sahiline yaklaşmamasını, sığ olduğu için karaya oturma tehlikesi oluştuğunu hatırlatır. Denizaltılar boğaza girdikten kısa süre sonra 1. İnönü denizaltısı telsizle bir makinesinde arıza olduğunu bildirerek durdu. Dumlupınar Gölcük’e seyrine devam ediyordu. 10 dakika sonra 1. İnönü’de tekrar seyire başladı.02.00’de Dumlupınar Çanakkale önlerine gelmişti. Şimdi önünde geçmesi gereken boğazın en keskin dönüş noktası olan Nara Burnu vardı.

Burun dönülmeden önce gözcü er karşıdan bir şilep geldiğini bildirdiğinde dürbünler şilebe döndü. İki geminin rotası çakışıyordu. Bunun anlamı kaçınılmaz bir çarpışmaydı. Hasan Yumuk bunu önlemek için sancağa dönüş emri verdi ve Anadolu sahiline yaklaşarak şilebin yolundan çekildi. Aşağıdan bu emri duyan Çelebioğlu denizaltının kumanda kulesine çıkarak emir komutayı devraldı ve denizaltıyı eski rotasına soktu. Tekrar çarpışma riski doğduğu için iskele alabanda emri verdi ve şilebin önünden geçerek Avrupa sahiline geçmek istedi fakat zaman kaybedildiği için ve denizaltı yeterince süratli olmadığı için bunu başaramadı. Diğer yandan Naboland Şilebi olması gerekenden hızlıydı ve boğazda görünmez bir şerit çizgisi olan talvek hattının ters tarafına geçmişti. Sonunda iki gemişiddetle çarpıştı.

Naboland Dumlupınar’ın Baş torpido dairesinin sancak tarafından çarpmış ve büyük bir yara açtı. Aynı zamanda denizaltıyı çiğneyerek 40 metre kadar sürükledi. Çarpışmanın etkisiyle Dumlupınar’dan 8 kişi denize düştü. Astsubay Şaban Mutlu bu sırada başını çarparak şehit oldu. Denize düşenlerden 2 gözcü er ise Naboland’ın pervanesine çekilerek şehit oldular. Naboland işaret fişekleri vecan simitleri atarken diğer yandan filikasını indiriyordu. Denize düşen 5 kişiyi filikaya alındı. O sırada kazayı duyup olay yerine gelen 10 numaralı gümrük motoru kazazedeleri alarak Çanakkale deniz hastanesine götürdü.

Sabah balıkçılar tarafından denizaltıdan bırakılan battı şamandırasını buldular. Çanakkale Boğaz Komutanı Albay Zeki Adar şamandıradaki telefon vasıtasıyla denizaltıyla ilk teması kurdu. Astsubay Selami Özben kıç torpido dairesinde 22 kişi olduklarını, elektriklerin kesik olduğunu ve denizaltının 15 derece sancağa yatık olduğunu, acil durum fenerlerinden birinin ışığının gittikçe zayıfladığını söyledi. Diğer dairelerde yaşam belirtisi yoktu. Zamanla yarış başlamıştı. Kıç torpido dairesindekilere içerideki hava 72 saat yetecekti. Saat 11.30’da 1. İnönü denizaltısı saat 13.45’de ise TCG Kurtaran olay yerine geldi.Kurtaran şamandıra üstünde kendini konumlandırarak kurtarma işlemine başlamak için hazırlıklarını yapmaya başladı. Saat 17’de geminin yanlış konumda olduğu anlaşıldı ve halat manevrası ile sabitleme şamandıraları arasında kuzeye ilerlemesine karar verildi. Gemi ilerlemeye başladığında şamandıranın kablosu pervaneye dolanarak koptu ve tek iletişim aygıtıyla kurtarma çanını indirmek için kullanılacak kılavuz kablo kaybedilmiş oldu.

Bundan sonra denizaltıya ulaşmanın tek yolu bir dalgıcın inerek denizaltı üzerine bir çelik kablo takmasıydı. Ertesi sabah şafakla birlikte dalışlara başlandı. Aynı zamanda TCG Başaran gemisi bölgeye gelerek harekâtın yönetildiği yer haline getirildi. Devam eden iki gün boyunca dalışlar yapıldı fakat yüksek akıntı ve basınç nedeniyle dalgıçlar denizaltıya ulaşamıyorlardı. 7 Nisan günü son dalışlar yapıldı ve artık 22 kişiden ümit kesildiği için çalışmalar sonlandırıldı. TCG Başaran güvertesinde, Gölcük’te ve Dolmabahçe’de denize çelenk atılarak tören yapıldı.Faciada 81 personel şehit oldu.

 

DARGEB içerik yazarı Uğur ESMER

 

Kaynakça

ÇAPLI, Bülent, Dumlupınar: İki Gemi İki Kaptan, Doğan Kitap, İstanbul, 2007

Dumlupınar Şehitleri, Deniz Basımevi, İstanbul, 1953

Dumlupınar Albümü, Babıali Basımevi, İstanbul

HIZAL, Şamil, Dünya Denizaltıcılık Tarihi, Deniz Basımevi, İstanbul, 2014

KARAKAŞ, Savaş, “Gemiler Batarken Denizin Canı Yanar mı?”, Yeni Deniz Mecmuası, İstanbul, S:2(2016), s.103-105.

METEL, Raşit, Türk Denizaltıcılık Tarihi, Deniz Basımevi, İstanbul, 1960

TÜRK, Suad Tahsin, Dumlupınar-Naboland Davasında Müdafaa, Türkiye Yayınevi, İstanbul, 1953

 

Yazar Hakan KAPLAN

Hakan Kaplan - DARGEB Kurucu
Denizcilik eğitimine 2011'de başladı. İzmir Güzelbahçe denizcilik lisesi güverte bölümünü 2015'de ve Yalova Üniversitesi - Deniz Ulaştırma İşletme bölümünü 2017 de derece ile tamamladı. Şuan aktif olarak Anadolu Üniversitesi Uluslararası Ticaret ve Lojistik Yönetimi ile Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Deniz Ulaştırma İşletme Mühendisliğine devam ediyor.Toplamda denizcilik eğitiminin 9.yılında. DARGEB platformuna kurucu ortaklık yaptı. İnstagram'da @suvaribeyinnotdefteri 'ni kurdu.Güncelleme tarihi:2020

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gemiciliğin Dili

Demirler