in , ,

YAĞLAR VE YAKITLAR Ders Notları 1

YAĞLAR

Yağlamanın Önemi

Yağlama yağlarının, sadece makinenin hareketli parçalarının yağlanmasında değil, sürtünme kayıpları ve aşınmayı önlemek, karbon artıklarının birikmesine engel olmak, pistonların soğutulmasını sağlamak, yanma sırasında oluşan asitleri nötrleştirerek etkisiz hale getirmek ve asitlerden gelen aşınmaları en aza indirmek gibi görevleri vardır.

 

 

 

 

 

 

Yağlarla İlgili Kısaltmalar

  • TBN : Total Base Number
  • TAN : Total Acid Number
  • Cst : Centistoke

Yağlarla İlgili Kısaltmaların Açıklamaları

TBN: Bir gram numunede bulunan tüm bazik bileşenleri nötrlemek için miligram olarak ifade edilen gerekli asit miktarıdır.

TAN: Bir gram numunede bulunan tüm asidik bileşenleri nötrlemek için miligram olarak ifade edilen gerekli baz miktarıdır.

Cst: Sıvıların akmaya karşı gösterdiği direncin ölçüsüdür.

Asitlerden Gelen Aşınmaları Önleme

Kükürt içeren yakıtların yanmaları sırasında , silindirde kükürt dioksit (SO2) ve kükürt trioksit (SO3) ve bunun sonucu düşük sıcaklıklarda “sülfonik (RSO3H) ve sülfürik asitler (H2SO4)” meydana gelir. Bu gibi durumlarda yağlama yağlarına asitleri nötrleştirecek katkı maddeleri eklenir.

YAĞLAMA YAĞLARININ TÜRLERİ

  • Mineral Yağlar

  • Sabit Yağlar

  • Sentetik Yağlar

Mineral Yağlar

Ham petrolün damıtılmasından elde edilen yağlardır. Mineral yağlara onun yağlama özelliklerini geliştirici kimyasallar eklenir. Bu yağlar çok yaygın bir biçimde her türlü yatağa dişlilere ve zincir donanımlarına uygulanabilmektedirler.

Sabit Yağlar

Bitkisel, hayvansal, balık yağları ve sentetik yağların genel adı sabit yağlardır. Deniz endüstrisinde hayvansal ve bitkisel yağlardan sadece don yağı ve kolza çiçeği yağı kullanılmaktadır. Sentetik yağlar orta ve yüksek devirli dizel makinelerinde, dişlilerde, yataklarda, hidrolik sistemlerde ve kompresörlerde yaygın biçimde kullanılmaktadır.

Sentetik Yağlar

Sentetik yağlar petrol esaslı olmayan kimyasal sentez yöntemleriyle elde edilir. Sentetik yağlar özenle düzenlenmiş bu yapısı sayesinde düşük sürtünme, düşük sıcaklık, en az aşınma, enerji (yakıt) tasarrufu gibi birçok üstün özelliklere sahiptir. Çok düşük sıcaklıkta kolay akar, çok yüksek sıcaklıkta incelmez. Yüksek oksidasyonu ve ısıl mukavemeti sayesinde kullanım ömrünü uzatır. Laboratuvar ortamında farklı bir teknoloji ile üretilen sentetik yağlar, mineral yağlara oranla daha yüksek ve daha düşük sıcaklıklar ile yüksek basınca karşı dayanıklıdır.

Sentetik Yağ Eldesinde Kullanılan Bazı Organik Sıvılar

  • Organofosfor Bileşikleri
  • Polialkilen Glikol Ve Türevleri
  • Silikon Polimerleri
  • Klorin Ve Fluorin Hidrokarbon Bileşikleri
  • Silikat Esterleri
  • Monobazik Esterler
  • Dibazik Esterler
  • Molibden Disülfit
  • Tungsten Disülfit

YAĞLAMA YAĞLARININ ÖZELLİKLERİ

Yatakların özgül basıncı, sıcaklığı ve türlü makine parçalarının birbirlerine göre bağıl hızları çok değişik olduğundan, kuramsal olarak bu farklı kısımların farklı yağlarla yağlanmaları gerekmektedir. Çünkü, bir makinenin belirli çalışma koşullarında yararlı olan yağlama yağı, farklı dizayn edilmiş başka bir makinede veya işletme koşullarında çalıştırılan aynı makinede yarar sağlamayabilir. Yağlama yağlarının kimyasal ve fiziksel özellikleri, dizel yakıtlarında olduğu gibi, bir seri deney sonucunda saptanır.

Bu deneyler;

  • Özgül Ağırlık
  • Alevlenme Noktası
  • Yanma Noktası
  • Kendiliğinden Tutuşma Noktası
  • Akma Noktası 
  • Viskozite
  • Karbon Atıkları 
  • Su ve Tortu
  • Asitlik 
  • Su İle Karışma 
  • Çamur Ve Oksitlenme Şeklinde Sıralanabilir.

Özgül Ağırlık: Küçük özgül ağırlıktaki bir yağlama yağı ile daha verimli bir yağlamanın sağlanabilmektedir. Fakat eş özgül ağırlıktaki yağlama yağlarından biri kullanma amacına bağlı olarak diğerinden daha iyi veya daha kötü yağlama özelliklerine sahip olabilir.

Alevlenme Noktası :Yağlama yağlarının üretildiği kaynak ve servis karakterine bağlı olarak yağların alevlenme noktaları 113-274°C değerleri arasında değişmektedir.

Yanma Noktası: Küçük bir alevle tutuşturulduğu zaman, sürekli olarak veya en az 5 saniye süre ile yanan yağ buharlarının oluştuğu en düşük sıcaklığa “yanma noktası” adı verilir. Yanma noktası, alevlenme noktasından daha yüksektir.

Kendiliğinden Tutuşma Noktası :Alev uygulaması yapılmaksızın, yağ buharlarının kendiliğinden tutuştuğu sıcaklık derecesine “Kendiliğinden tutuşma sıcaklığı”  veya sadece “Tutuşma sıcaklığı” denir. Bu sıcaklık derecesi, yağlama yağlarının pek çoğunda yaklaşık 399°C dolaylarındadır.

Akma Noktası :Akma noktası, parlama noktasında olduğu gibi, bir sıcaklık derecesidir. Bu nokta yatay düzlemde 45 derecelik bir açı yapan bir deney borusundan yağın akamadığı sıcaklıktır.

Karbon Atıkları :Yağlama yağlarının ısıtılmasıyla yapılarındaki uçucu maddelerin buharlaşması ve yanması sonucu geride kalan atıklara karbon atıkları” denir.

Viskozite :Bir viskozitesi yağın akıcılığa karşı olan direncini gösterir. Yağ ısındıkça viskozitesi düşer, soğudukça yükselir. Yağlama yağları için viskozite en önemli özelliklerden biri olup, onun akıcılığını göstermesi bakımından önemlidir. 

Su ve Tortu :Yağlama yağlarında su ve tortu bulunmamalıdır. Eğer sözü edilen maddelerin varlığından şüphe ediliyorsa, yağların bir santrifüj seperatörden geçirilerek temizlenmeleri gerekir.

Asitlilik: Yağlama yağlarında asitler, ham petrolden gelen doğal asitler, mineral asit adı verilen sülfürik asit ve compound yağlarda görülen yağ asitlerinden oluşur. Doğal asitler son derece zayıf olup, metaller üzerinde zararlı bir etki oluşturmaz.

Su ile Karışma: Yağlama yağlarına çeşitli şekillerde su karışabilir. Böyle durumlarda yağlama yağlarındaki suyun ayrılması son derece önemlidir. Aksi halde “Emülsiyon” veya yağ ile suyun bir daha ayrılamayacakları biçimde birbirine karışması olayı meydana gelir. Böyle yağlar sadece makinede ağır hasarların oluşmasına değil, sistemdeki tüm yağın bozulmasına da neden olur. Bu da çok büyük bir maddi kayıp demektir. Yağlama yağlarının suya eğilimleri birbirlerinden farklıdır. Bu nedenle çok sayıda deney yapılarak suya karışma miktarı ve eğilimleri saptanmalıdır.

Çamur Eğilimi :Yağlama yağlarında çamur genellikle oksitlenme sonucu oluşur. Aşırı oksitlenme yağın renginin aşırı bir şekilde koyulaşmasına, viskozitesinin yükselmesine, asit değerinin artmasına ve karbonumsu maddelerin makineye ağır hasar vermesine neden olur. Tüm mineral yağlama yağları, özellikle yüksek sıcaklıkta yapılarına su ve metal parçacıkları karışıp hava ile temas ettikleri zaman, oksitlenmeye karşı çok duyarlı olurlar. Bu nedenle yağlara su karışmasını kesinlikle önlemeliyiz. Yağların kirlenmesinde en önemli yabancı madde, aşınmalardan gelen metal partikülleridir.

 

Yazar Atılay - Emir Atakan Taşçıoğlu

Dokuz Eylül Üniversitesi Gemi Makineleri İşletme Mühendisliği

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

DARGEB SEKTÖR ÖĞRENCİ KARİYER ZİRVESİ 2021 İbrahimTOKTAŞ

YAĞLAR VE YAKITLAR Ders Notları 2