in ,

GEMİNİN HUKUKİ NİTELİĞİ

GEMİNİN HUKUKİ NİTELİĞİ 

  • Gemi, fiziksel olarak bir taşınır maldır. Gemi, hukuki anlamda da taşınır maldır. Nitekim, doktrin ve uygulamadaki görüş ayrılıkları ve gereksiz tartışmalar sebebiyle TTK m. 936, sicile kayıtlı olup olmadıklarına bakılmaksızın bütün gemilerin bu Kanunun ve diğer kanunların uygulanmasında taşınır eşyadan olduklarını açıkça hükme bağlamaktadır. Hatta, İİK (İcra İflas Kanunu) m. 23, bayrağına ve sicile kayıtlı olup olmadıklarına bakılmaksızın gemilerin taşınır mal olduklarını belirtmektedir.  
  • Gemi, pek çok parçanın birleştirilmesi ile oluşturulur; yüzme özelliği kazanması için gövdeye pek çok parça eklenir; ayrıca gemi kullanımının gerektirdiği şeyler de gemide bulunur. Bunların hukuki niteliği, gemiye ilişkin tasarruf kapsamı bakımından önemlidir.
  • Bütünleyici parça: Yerel adetlere göre asıl şeyin temel unsuru olan ve o şey yok edilmedikçe, zarara uğratılmadıkça veya yapısı değiştirilmedikçe onan ayrılması mümkün olmayan parça (TMK (Türk Medeni Kanunu) m. 684 / 2). Bir gemiye malik olan kimse, onun bütünleyici parçalarına da malik olur (TMK m. 684 / 1). 
  • Eklenti: Asıl şeyin malikinin anlaşılabilen arzusuna veya yerel adetlere göre, işletilmesi, korunması veya yarar sağlaması için asıl şeye sürekli olarak özgülenen ve kullanılmasında birleştirme, takma veya başka bir biçimde asıl şeye tâbi kılınan taşınır mal (TMK m. 686 / 2). Bir şeye ilişkin tasarruf, aksi öngörülmüş olmadıkça eklentisini de kapsar (TMK m. 686 / 1). Taraflarca aksi kararlaştırılmış olmadıkça iktisap edenin geminin mülkiyeti ile birlikte iktisap anında varolan ve devredene ait eklenin mülkiyetini de kazanır (TTK m. 1002).  Bir başka açıklamaya göre; Geminin kullanılması, işletilmesi ve ondan gerektiği gibi yararlanılabilmesi için gemiye eklenen, takılan, onunla birleştirilen, fakat gemi ile tamamen bütünleşmeyen ve kendi fiziki ve hukuki varlığını korumaya devam eden unsurlar, geminin eklentileridir. Dürbün, pusula, haritalar, denizde çatışmayı önleme tüzüğü, ana makinenin bazı parçaları, filikalar geminin eklentilerine örnek gösterilebilir. 
  • TMK 684  “Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da maliktir.”
    •             Bütünleyici Parça: Yerel adetlere göre asıl şeyin, temel unsuru olan ve o şey yok edilmedikçe, zarara uğramadıkça veya yapısı değiştirilmedikçe ondan ayrılmasına olanak bulunmayan parçadır. Geminin bütünleyici parçasına geminin motoru, pervanesi örnek verilebilir. Çünkü bunlar gemiden ayrıldığında gemi yapısı değişir, zarara uğrar.
    • Bütünleyici parça gemiden bağımsız olarak herhangi bir hukuki işleme konu edilemez, üzerinde tasarrufta bulunulamaz. Yani asıl şeyin hukuki kaderi neyse bütünleyici parçanın kaderi de odur.      
    • TMK 686:“Bir şeye ilişkin tasarruflar aksi belirtilmedikçe onun eklentilerini de kapsar.”
      • Eklenti: Asıl şey malikinin anlaşılabilir arzusuna veya yerel adetlere göre işletilmesi, koruması veya yarar sağlaması için asıl şeye sürekli olarak özgülenen ve kullanılmasında birleşme, takma veya başka bir şekilde asıl şeye bağlı kılınan taşınır maldır.”
      • Eklenti asıl şeyden geçici olarak ayrılmakla bu özelliğini kaybetmez.
      • Eklentide bağlantı unsuru daha zayıftır. Eklenti esaslı unsur değildir. Eklenti gemiden ayrı olarak bir hukuki işleme konu olabilir, üzerinde ayrıca tasarruf edilebilir. Ayrıca gemiden geçici olarak ayrılmakla geminin eklentisi olma özelliğini kaybetmez.   
      •      Diğer şeyler: Gemide bulunan ve bütünleyici parça veya eklenti niteliğinde olmayan yakıt, kumanya gibi şeyler, kendiliğinden gemiye ilişkin tasarruf kapsamında değildir. 
      • TİCARET GEMİSİ – TİCARET GEMİSİ OLMAYAN GEMİ 
      • Gemi, çeşitli ölçütler esas alınarak çeşitli ayırımlara tâbi tutulmaktadır. Seyrüsefer alanı esas alınarak deniz gemisi – içsu gemisi ayrımı yapılmakta ise de, TTK’nın uygulama alanı bakımından bu ayrımın önemi kalmamıştır. TTK’nın uygulama alanı bakımından önem taşıyan ayırım, tahsis olundukları amaca göre yapılan ticaret gemisi – ticari olmayan gemi ayırımıdır; zira TTK m. 935 hükmü uyarınca aksini öngören kanun hükümleri saklı kalmak kaydı ile TTK’nın deniz ticareti ile ilgili hükümleri ticaret gemileri hakkında uygulanır. 
      • TTK m. 931 / 2 hükmüne göre suda ekonomik menfaat sağlama amacına tahsis edilen veya fiilen böyle bir amaç için kullanılan her gemi, kimin tarafından ve kimin adına veya hesabına kullanılırsa kullanılsın ticaret gemisi sayılır. Gemiyi kullanan veya adına ve hesabına kullanılan kim olursa olsun (i) suda ekonomik menfaat sağlama – doğrudan veya dolaylı kazanç elde etme amacına (ii) tahsis veya fiilen kazanç elde etme amaçlı kullanım unsurlarının mevcudiyeti  aranır. Ticaret gemisi sayılmayan gemiler dışındaki gemiler ticaret gemisi olmayan gemilerdir. 
      • Ticaret gemileri hakkında uygulanır, ancak bazı hükümler ticaret gemisi olmayan gemilere de uygulanır (TTK m. 935).Ticaret gemisi olmayan gemilere, 

        (i) Sadece gezinti, eğitim, öğretim ve bilim amaçlarına tahsis edilmiş gemiler: “gemi”, “kaptan”, “gemi alacakları”, “cebri icraya ilişkin özel hükümler” başlıklı kısım hükümleri, “çatma”, “kurtarma” başlıklı bölüm hükümleri, deniz alacaklarına karşı sorumluluğun sınırlanması hakkındaki hükümler ve TTK. 1062 hükmü;

        TTK’nın 5. Kitap Hükümlerinin Uygulama Alanı 

      • Münhasıran kamu hizmetine tahsis edilmiş devlet veya diğer bir kamu tüzel kişisine ait gemiler ve donanmaya mensup savaş gemileri ile yardımcı gemiler: çatma, kurtarma başlıklı bölüm hükümleri, deniz alacaklarına karşı sorumluluğun sınırlanması hakkındaki hükümler ve TTK. 1062 hükmü (iii) Yabancı bir devlet veya onun vatandaşları adına Türkiye’de yapılmakta olan gemiler: bayrak şahadetnamesi ile ilgili TTK m. 944 / 2, bayrak çekme hakkının kullanılmasına ilişkin ceza hükümleri (TTK m. 945, 947, 948 ve 949);  sicille ilgili TTK m. 955, 956, 973, 991 hükümleri; tersanecinin ipotek tesisini talep hakkına dair TTK m. 1013 hükmü; yapı halinde bulunan gemiler üzerindeki haklara dair TTK m. 1054 – 1058 hükümleri 
      • GEMİNİN HUKUKİ NİTELİĞİ
      • TMK m. 762 hükmüne göre gemi, taşınır maldır. eTTK uygulamasında geminin hukuki niteliği konusunda bir tereddüt olmamasına rağmen, TTK’nın 936. maddesinde “Sicile kayıtlı olup olmadıklarına bakılmaksızın bütün gemiler bu Kanunun ve diğer kanunların uygulanmasında taşınır eşyadandır.” hükmüne yer verilmiştir. Bu maddeyi takip eden TTK m. 937 hükmü(1) Bu Kanunda, İcra ve İflas Kanununun taşınmazlara ilişkin hükümlerine tabi olacağı açıkça bildirilen gemiler hakkında 936 ncı madde hükmü uygulanmaz. 

        (2) Türk Medenî Kanununun 429 uncu maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendi ile 444 üncü, 523 üncü ve 635 inci maddelerinin uygulanmasında, “taşınmaz” terimine yapı hâlinde veya tamamlanmış olan bütün gemiler ve “tapu sicili” terimine “gemi sicilleri” de dâhildir.

        şeklindedir. 

      • TMK m. 762 hükmüne göre gemi, taşınır maldır. eTTK uygulamasında geminin hukuki niteliği konusunda bir tereddüt olmamasına rağmen, TTK’nın 936. maddesinde “Sicile kayıtlı olup olmadıklarına bakılmaksızın bütün gemiler bu Kanunun ve diğer kanunların uygulanmasında taşınır eşyadandır.” hükmüne yer verilmiştir. Bu maddeyi takip eden TTK m. 937 hükmü(1) Bu Kanunda, İcra ve İflas Kanununun taşınmazlara ilişkin hükümlerine tabi olacağı açıkça bildirilen gemiler hakkında 936 ncı madde hükmü uygulanmaz. 

        (2) Türk Medenî Kanununun 429 uncu maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendi ile 444 üncü, 523 üncü ve 635 inci maddelerinin uygulanmasında, “taşınmaz” terimine yapı hâlinde veya tamamlanmış olan bütün gemiler ve “tapu sicili” terimine “gemi sicilleri” de dâhildir.

        şeklindedir. 

      • TMK m. 762 hükmüne göre gemi, taşınır maldır. eTTK uygulamasında geminin hukuki niteliği konusunda bir tereddüt olmamasına rağmen, TTK’nın 936. maddesinde “Sicile kayıtlı olup olmadıklarına bakılmaksızın bütün gemiler bu Kanunun ve diğer kanunların uygulanmasında taşınır eşyadandır.” hükmüne yer verilmiştir. Bu maddeyi takip eden TTK m. 937 hükmü(1) Bu Kanunda, İcra ve İflas Kanununun taşınmazlara ilişkin hükümlerine tabi olacağı açıkça bildirilen gemiler hakkında 936 ncı madde hükmü uygulanmaz. 

        (2) Türk Medenî Kanununun 429 uncu maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendi ile 444 üncü, 523 üncü ve 635 inci maddelerinin uygulanmasında, “taşınmaz” terimine yapı hâlinde veya tamamlanmış olan bütün gemiler ve “tapu sicili” terimine “gemi sicilleri” de dâhildir.

Yazar Hakan KAPLAN

Hakan Kaplan - DARGEB Kurucu
Denizcilik eğitimine 2011'de başladı. İzmir Güzelbahçe denizcilik lisesi güverte bölümünü 2015'de ve Yalova Üniversitesi - Deniz Ulaştırma İşletme bölümünü 2017 de derece ile tamamladı. Şuan aktif olarak Anadolu Üniversitesi Uluslararası Ticaret ve Lojistik Yönetimi ile Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Deniz Ulaştırma İşletme Mühendisliğine devam ediyor.Toplamda denizcilik eğitiminin 9.yılında. DARGEB platformuna kurucu ortaklık yaptı. İnstagram'da @suvaribeyinnotdefteri 'ni kurdu.Güncelleme tarihi:2020

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GEMİNİN ÇEŞİTLERİ ve KULLANIM AMAÇLARI

GEMİYİ TERK ETMEDEN ÖNCE YAPILACAKLAR