Karasularının Genişliği
- Deniz Hukukunda uzun yıllar karasularının genişliği konusuna bir düzenleme getirilememiştir.
- Bunun nedeni devletlerin karşılıklı çıkarlarının bu deniz alanı üzerinde sürekli bir çatışma halinde olması olmuştur.
- Burada «Bitişik Bölgenin genişliği 12 mili aşmayacaktır» ibaresi yer almaktadır.
- Aslında buradan şu sonuca gidileceği açıktır; Karasularının genişliği Bitişik Bölgenin azami genişliğinden fazla olamayacağına göre, daha sonra karasularının genişliğine ilişkin yapılacak düzenlemede genişliğin 3 ile 12 mil arasında tespit edilmesini gerekli kılmıştır.
- Türk karasularının genişliği Lozan Anlaşmasından itibaren uzun bir dönem 3 mil olarak uygulanmıştır.
- Daha sonra 1958 ve 1960 Cenevre Konferanslarından sonra Türk karasularının genişliği 6 mile çıkarılmıştır.
- Daha sonrada 6 millik karasularının yanı sıra 6 millik bir balıkçılık bölgesi de kabul edilerek karasuları genişliği 12 mil olarak kabul edilmiştir.
- Gelişmiş ve güçlü savaş filolarına sahip devletler, kullanabilecekleri açık deniz alanının mümkün olduğu kadar geniş olmasını isterken, az gelişmiş devletler hem ülkesinin güvenliği hem de kıyılarına yakın denizlerdeki doğal kaynaklardan gelişmiş devletlerin yararlanmasını istememişlerdir.
- İlk Olarak; 1930 La Haye Konferansında karasularının genişliğinin 3 mil olması önerilmiş ancak kabul görmemiştir.
- İkinci Olarak; 1958 tarihli Cenevre Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Konferansında konu tartışmaya açılmıştır. Burada karasularının 3 mil ile 200 mil arasında değişen genişlik uygulamaları önerilmiş. Ancak burada da bir sonuca bağlanılamamıştır.
- 1958 tarihli Cenevre Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Konferansı karasularının genişliği sorununu çözememesine rağmen, Bitişik Bölgenin genişliği ve bu bölgedeki Devlet yetkilerinin niteliğinin belirlenmesi açısından önemli bir konferans olmuştur.
- Üçüncü olarak; 1958 de yapılan toplantıda bir sonuca varılamaması nedeniyle devletler ikinci bir konferans yapma talebinde bulunmuşlar ve bunun üzerine 17 Mart 1960 da İkinci Deniz Hukuku Konferansı Düzenlenmiştir.
- Ancak Bu toplantıda da «karasularının genişliği» konusunda bir uzlaşma sağlanamamıştır.
- Dördüncü olarak; 3 Aralık 1973 tarihinde düzenlenen Üçüncü Deniz Hukuku Konferansı’nda da kesin bir karara varılamamıştır.
- Bu ifadeyle sözleşmeye taraf devletlere 12 mile kadar varan karasuları genişliğini tespit etmek konusunda bir takdir hakkı tanınmıştır.
- Ancak, bu takdir hakkı mutlak anlamda bir hak değildir.
- Ayrıca kendine has özellikleri olan deniz alanları için özel bir hüküm de getirilmemiştir.
- Buda her türlü kıyı kesimi için 12 mil kuralının geçerli olamayacağına işaret etmektedir.
- Ancak Karasularının genişliğinin 12 mil olarak tespit edilmesi yönünde güçlü bir eğilim ortaya çıkmıştır.
- Beşinci olarak; 1982 Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesinde «Her devlet karasularının genişliği, iş bu sözleşmeye uygun olarak belirlenen esas hatlardan başlayarak 12 deniz milini aşmayacak bir sınıra kadar tespit etme hakkına sahiptir» denilmiştir. 1982 B.M.D.H Sözleşmesinden Sonra Devletlerin Uygulamaları
- Bu sözleşmenin kabul edilmesiyle, devletlerin genel olarak azami 12 mil kuralına uydukları görülmüştür.
- 1980 yılı sonunda karasularının genişliğini 12 mil olarak tespit eden devlet sayısı 80 iken 1988 yılında 107 ve 1990 yılında ise 145 devletin 112 tanesi karasularının genişliğini 12 mil olarak kabul etmişlerdir.
- Türk karasularının genişliği Lozan Anlaşmasından itibaren uzun bir dönem 3 mil olarak uygulanmıştır. Türk Mevzuatında Karasularının Genişliğinin Düzenlenmesi
- Türk karasularının genişliği Lozan Anlaşmasından itibaren uzun bir dönem 3 mil olarak uygulanmıştır.
- Daha sonra 1958 ve 1960 Cenevre Konferanslarından sonra Türk karasularının genişliği 6 mile çıkarılmıştır.
- g) Sahildar devletin gümrük, maliye, sağlık gibi konularındaki kanun ve kurallarına aykırı bir şekilde mal, para veya kişilerin gemiye alınması veya gemiden çıkartılması,
- h) Sözleşmeye aykırı olarak, bilerek ve isteyerek ağır kirlenmeye sebebiyet veren fiillerde bulunulması
- g) Sahildar devletin gümrük, maliye, sağlık gibi konularındaki kanun ve kurallarına aykırı bir şekilde mal, para veya kişilerin gemiye alınması veya gemiden çıkartılması,
- h) Sözleşmeye aykırı olarak, bilerek ve isteyerek ağır kirlenmeye sebebiyet veren fiillerde bulunulması
- g) Sahildar devletin gümrük, maliye, sağlık gibi konularındaki kanun ve kurallarına aykırı bir şekilde mal, para veya kişilerin gemiye alınması veya gemiden çıkartılması,
- h) Sözleşmeye aykırı olarak, bilerek ve isteyerek ağır kirlenmeye sebebiyet veren fiillerde bulunulması
- g) Sahildar devletin gümrük, maliye, sağlık gibi konularındaki kanun ve kurallarına aykırı bir şekilde mal, para veya kişilerin gemiye alınması veya gemiden çıkartılması,
- h) Sözleşmeye aykırı olarak, bilerek ve isteyerek ağır kirlenmeye sebebiyet veren fiillerde bulunulması
- Daha sonrada 6 millik karasularının yanı sıra 6 millik bir balıkçılık bölgesi de kabul edilerek karasuları genişliği 12 mil olarak kabul edilmiştir.
- Bugün, Türk Karsuları Ege’de 6, Karadeniz ve Akdeniz’de 12 mil olarak uygulanmaktadır.
KARASULARININ HUKUKİ REJİMİ
- Karasuları, kıyı devletinin egemenliği altındadır.
- Karasularının hukuki rejimi ile kastedilen, kıyı devletinin karasuları üzerindeki hakları ve yetkilerinin tümü ile, Devletler hukukunda bu haklara ve yetkilere üçüncü devletler lehine getirilen sınırlamalardır.
- Karasularının kıyı devletinin deniz ülkesinin bir parçası sayılmasının doğal bir sonucu olarak karasularının üstünde yer alan hava sahası, altında yer alan deniz yatağı ve toprak altıda kıyı devletinin egemenliğine tabidir.
- Ancak deniz ulaşımının serbest ve kesintisiz olmasını sağlamak amacıyla, kıyı devletinin yetkileri sınırlanmıştır.
- Bu sınırlamalardan birisi yabancı devletlerin gemilerine tanınan zararsız geçiş hakkıdır. Zararsız Geçiş Hakkı
- Zararsız geçiş hakkı kavramı, karşıt çıkarları uzlaştıran bir kavramdır. “Geçiş hakkı”, deniz ulaştırmasının serbest ve kesintisiz olmasındaki çıkarlara, bu geçisin “zararsız” olması ise, kıyı devletinin değerlerinin korunmasına hizmet eden unsurlardır.
- Deniz hukuku denize kıyısı bulunan veya bulunmayan bütün devletlerin gemilerine karasularından geçiş hakkı tanımaktadır. Aşağıdaki faaliyetler geminin geçişini zararlı hale getirir;
- a) Kıyı devletinin egemenliğine, toprak bütünlüğüne veya siyasi bağımsızlığına karşı tehdide veya kuvvete başvurulması veya Birleşmiş Milletler Antlaşmasında belirtilen uluslararası hukuk ilkelerine aykırı diğer herhangi bir davranışta bulunulması, b) Hangi türden olursa olsun silah kullanmak veya teşebbüs etmek,c)Kıyı devletin savunma veya güvenliğini etkilemek amacıyla propagandada yapmak,
d)Her türlü uçağın uçurulması, güverteye indirilmesi veya gemiye alınması,
e) Kıyı devletinin savunma veya güvenliğine zarar verecek şekilde bilgi toplanması, f) Her türlü askeri makinelerin uçurulması, güverteye indirilmesi veya gemiye alınması,
- g) Sahildar devletin gümrük, maliye, sağlık gibi konularındaki kanun ve kurallarına aykırı bir şekilde mal, para veya kişilerin gemiye alınması veya gemiden çıkartılması,
- h) Sözleşmeye aykırı olarak, bilerek ve isteyerek ağır kirlenmeye sebebiyet veren fiillerde bulunulmasık)Balık avlama faaliyetlerinde bulunulması;
l) Araştırma veya ölçüm faaliyetlerinde bulunulması; m)Kıyı devletinin herhangi bir haberleşme sisteminin veya diğer herhangi bir deniz teçhizat veya tesisinin işleyişini engelleyecek her türlü faaliyette bulunulması; n) Geçişle doğrudan ilgisi bulunmayan diğer her çeşit faaliyette bulunulması
- Beşinci olarak; 1982 Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesinde «Her devlet karasularının genişliği, iş bu sözleşmeye uygun olarak belirlenen esas hatlardan başlayarak 12 deniz milini aşmayacak bir sınıra kadar tespit etme hakkına sahiptir» denilmiştir. 1982 B.M.D.H Sözleşmesinden Sonra Devletlerin Uygulamaları
Zararsız geçiş hakkından yararlanan gemiler konusunda istisnalar;
- Ticaret gemileri, Ancak gerek kimyasal ve gerekse nükleer kirlenmeye sebebiyet veren ticaret gemilerinin geçişleri zararlı hale gelmektedir.
- Savaş gemilerinin karasularından zararsız geçiş hakkı konusunda görüş birliği mevcut değildir. Uygulamada, barış zamanında gerek ticaret gemilerinin ve gerekse savaş gemilerinin karasularından geçişine itiraz edilmediği görülmektedir.
- Kıyı devletinin karasularında geçerli olan hukuki düzenin ihlal edilmesi, her durumda bu düzeni ihlal eden gemilere karşı kendi hukukunun öngördüğü bütün önlemleri alabilir ve uygulayabilir.
Zararsız Geçişi Erteleme Yetkisi
- Geçişi erteleme yetkisi şu şartlara bağlıdır;
a)Zararsız geçiş güvenliğinin korunması için gerekli ise ertelenebilir.
- b) Karasularının belirlenmiş kesimlerinde ertelenebilir.
- c) Geçici olarak ertelenebilir.
- d) Yabancı gemiler arasında bir ayrım yapılmaksızın ertelenebilir.
- e) Erteleme kararı uygun bir bicimde ilan edildikten sonra uygulanabilir


