in ,

KARA LEKE: BÖLÜM 4 (PETROL SIZINTILARININ ETKİLERİ)

(Şekil 1: Petrol Sızıntısı)

    Dünya… Uçsuz bucaksız evrendeki sıcacık, güzel evimiz. Evimiz dediysem de aldırış etmeyin. Neden? Çünkü kim evini bu denli kirletir? Cevap basit. Biz, insanlar. Peki yine bizim tüketimlerimiz yüzünden meydana gelen önemli bir kirlilik etmeni nedir? Geçen yazılarımızda (KARA LEKE: BÖLÜM 1, KARA LEKE: BÖLÜM 2, KARA LEKE: BÖLÜM 3) da değindiğimiz gibi petrol.

    Bu yazımızda petrol sızıntılarının (Şekil 1) çevremize verdiği ve dolayısı ile bizlere, tüm canlılara vermiş olduğu etkilerini; zararlarını inceleyeceğiz.

PETROL SIZINTILARININ ETKİLERİ

    DENİZ KİRLİLİĞİ

   Petrol tabakları deniz yüzeyinde asılı kaldığı için özellikle nefes almak için yüzeye çıkan, yiyecek bulmak için suya dalan ya da su yüzeyinde ya da yakınında toplanan organizmaları (Şekil 2) etkiler. Bu canlıların bazı organları petrole bulanabilir ve organizmanın hareket özgürlüğünü, beslenme veya diğer faaliyetlerini fiziksel olarak kısıtlayabilir. Ayrıca petrol tabakaları yüzen katı atıklar, seyir şamandıraları, gemiler, balıkçılık ekipmanları, kabuklu deniz hayvan çiftlikleri, sallar, ağ kafesleri gibi cisimleri de etkilemektedir.

(Şekil 2: Petrol Sızıntısı Nedeni ile Karaya Vuran, Yaşamı Son Bulmuş Bir Yunus Balığı)

    Memeliler (Şekil 2) ve deniz kuşları (Şekil 3) hayatta kalabilmek için su yüzeyine ihtiyaç duyar çünkü deniz kuşları dinlenmek ve avlanmak için memeliler ise nefes alabilmek için su yüzeyine çıkmaktadır. Fakat su yüzeyinde asılı kalmış olan hidrokarbonlar yani petrol; bu canlıların organlarına, derilerine, tüylerine veya kürklerine zarar vermektedir. Her sene petrole bulanmış kuşları görmemizin sebebi de bu sızıntılardır.

(Şekil 3 : Petrole Bulanmış Bir Deniz Kuşu)

    Kuş tüylerinin petrole bulanması kuşların termal yalıtım, su üstünde batmadan yüzme ve havalanma yetilerini kaybetmelerine neden olur. Kürklerini yalayan memeliler de dolaylı yoldan petrolü yutabilirler. Doğrudan yutma, göz ve burun tahrişi, zehirli buharların solunumu ve petrole bulanma yüzünden nefes alamayarak boğulma ve daha uzun vadede ortaya çıkan, organizmanın metabolizmasını bozan zehirli etkiler vahşi doğa için diğer risklerdir.

    Açık denizde petrol kirliliği ayrıca yüzey katmanlarda bulunan planktonları da etkiler. Büyük memelilerin beslendiği planktonlar, beslenme zincirindeki ilk halkadır. Dolayısıyla biyobirikim (bioaccumulation) ve biyoçoğalma (biomagnification) ile memeliler de açıkta yüzen balıklar gibi kirlilikten etkilenir.

    KIYI ŞERİDİNİN KİRLENMESİ

    Kıyı bölgesine yakın veya kıyıya ulaşan petrol sızıntıları kalıntıları, gelgit bölgesinde yaşamını sürdüren canlıları ve insan faaliyetlerini etkilemektedir. Yine kuşlar ve memeliler burada ki ilk kurbanlardır. Kıyı havuzlarında, kayalarda ve kum ya da çamurda yaşayan yosun, balık ve kabuklu deniz hayvanları da kaçınılmaz şekilde etkilenirler.

    Kıyı şeridinin türüne bağlı olarak, etkinin boyutu nispeten sınırlı ya da tam tersi çok kötü olabilir. Kayalık sahiller, çakıllı kumsallar; çakıllı, iri ya da ince taneli kumlar, bataklıklar ve mercan kayalıkları gibi kıyı şeritlerinin altındaki farklı alt katmanların petrole olan hassasiyeti epeyce değişir.

        Kayalıklı Sahiller

    Deniz yükseldiğinde ya da büyük bir deniz kabarmasında su altında kalabilen kayalık çıkıntılar özellikle bitki ve hayvan türleri ile dolu kaya havuzları barındırıyorsa daha ciddi boyutlarda etkilenebilir çünkü buralar kalın petrol katmanlarının birikebileceği yerlerdir.

(Şekil 4: Kayalık Sahiller)

         Kumsallar

    Çakılla, çakıllı ve iri taneli kumla kaplı kumsallar yoğun kirlilik açısından yüksek riskli bölgelerdir. Petrol kalıntıları boşlukları kullanarak alt katmanlara doğru rahatça ilerleyebilir ve bu katmanlarda yaşamını sürdüren canlılara zarar verilebilir.

    İnce taneli kumla kaplı kumsallarda aralarda çok boşluk olmadığı için petrol alt katmana inemez fakat yüzeyde bir katman oluşturur. Bu katman gelgitler ile taşınabilir ve yayılma süreci devam edebilir.

(Şekil 5: Kumsallar)

         Çamur Tabakaları ve Bataklıklar

    Balık havuzlarını, istiridye çukurları ve bataklıkları da içeren gelgit bölgelerindeki bataklık arazileri özellikle hassas bölgelerdir. Bu tarz bölgelerde petrol anında ve ciddi şekilde tortu içinde yaşayan omurgasız topluluklarını ve bitkilerin suyla temas halinde olan kısımlarını etkiler. Ayrıca mangrov ağaçlarını da etkileyen petrol dolaylı yoldan kıyı balıkçılığı ve civar çevrenin biyoçeşitliliği için aylarca hatta yıllarca sürecek ciddi sonuçlar doğurabilir.

(Şekil 6:  Çamur Tabakaları ve Bataklıklar)

         Mercan Kayalıkları

   Mercan kayalıkları, polipleri tarafından salgılanan mukus (balgamsı sıvı) ile korunur ve bu yüzden de küçük tek tük olan kazalara karşı oldukça iyi dayanır. Ancak, gelgitlerin ve deniz kabarmasının mercanların yüzeye yakın üst katmanlarında (mercanın yaşayan tek kısmı) sebep olduğu geniş ölçekli petrol kirliliklerinin tekrarlanması mercanları, mercanlarda yaşamını sürdüren balık türlerini, omurgasızları ve deniz yosunlarını etkiler.

(Şekil 7: Mercan Kayalıkları)

        İnsan Kaynaklı Kıyı Faaliyetleri

    Kumsala gitmek, yüzmek, olta balıkçılığı, dalış, sörf ve yatla gezinti gibi faaliyetler deniz yüzeyindeki petrol tabakaları yüzünden imkansız hale gelir, turizm bölgelerinde olumsuz ekonomik ve sosyal sonuçlar doğurur. Özellikle limandaki gemileri korumak için liman girişlerine koruma amaçlı yüzer bariyerler yerleştirmek gerektiğinde, liman faaliyetleri de sekteye uğrayabilir. Kabuklu deniz hayvan yetiştiricileri ve toplayıcıları ürünlerinin petrole bulandığı gelgit bölgesinde artık çalışamazlar. Balıkçılık, endüstriyel ve turistik faaliyetler, kıyı şeridinde insanların kullandığı tesisler ve gereçler zarar görür, faaliyetleri sekteye uğrar. 

(Şekil 8: İnsan Kaynaklı Kıyı Faaliyetleri)

      BİTKİ VE BÖLGE HAYVANLARI ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

       Doğrudan Etkiler

   Doğrudan etkiler her canlı sınıfı, türü veya cinsine göre farklılık gösterebilmektedir. Ancak, organizmalar ve gelişimlerinin ilk aşamalarındaki canlılar yetişkin canlılara kıyasla daha fazla etkilenmektedir çünkü genel olarak aynı tür içindeki yumurta, larva ve yavrular yetişkinlerden daha hassastır.

(Şekil 9: Petrol Sızıntısı Nedeni ile Zarar Görmüş Su Samurları)

         Ölümcül Etkiler

    Petrol kirliliği etkilerinin sebep olduğu ölümlerin yanı sıra, belli petrol bileşenleri su kolonuna karışır, o bölgedeki biyolojik canlılar tarafından emilir ve bu canlılar zehirlenebilir. Bu zehirlenme şiddetli gerçekleşebilir ve petrolle temas eden ya da yutan organizmaların ani ölümüne sebep olabilir veya temel işlevlerinde ciddi bozulmalar yaratabilir. Organizmaların; büyüme ve üreme oranları, strese ya da biyolojik saldırılara (hastalık, parazitler, avcılar) karşı olan dayanıklılıkları gibi hayatta kalma yetileri azalınca, zehir etkisini daha sonraları da gösterebilir.

(Şekil 10: Ölümcül Etkiler)

          Ölümcül Olmayan Zehirli Etkiler

    Bunlar bir türün bulunduğu topluluk içinde iç denge sağlama yetisini azaltan etkilerdir. Denge kaybı; büyüme veya üreme oranlarında azalma (eşey hücrelerin değişimi) ya da larva ve yavru evrelerindeki ölüm oranlarında artış şeklinde olabilir. Bireylerin kendi aralarındaki ya da çevre ile arasındaki iletişimi bozabilir. Örneğin göç davranışlarında bir değişikliğe sebep olabilir. Ayrıca iştah kaybı ya da yiyeceği enerjiye dönüştürme yetileri zayıfladığından, yeterince büyümeyebilirler. Ayrıca, çeşitli psikolojik ya da davranış değişikliklerine sebebiyet verebilirler. Bu değişiklikler strese karşı dayanıklılıklarını ve yiyecek bulma ya da tüketme yetilerini zayıflatabilir. Dahası, geç yumurtlama ve kuluçkalamaya kadar varan olumsuz sonuçlar doğurabilir.

(Şekil 11: Zehirli Etkiler)

          Biyobirikim ve Biyo-çoğalma

    Biyobirikim (Şekil 13) kimyasal maddelerin besin zinciri boyunca bulunan en alt canlıdan en üstteki canlıya doğru soğuralarak birikmesidir. Biyo-çoğalma (Şekil 12)  daha dar kapsamlı bir terimdir ve kimyasal maddelerin yalnızca su yoluyla alınması ve birikimi için kullanılır. Buna karşın biyobirikim tüm kaynaklardan (örneğin su, besin, hava vb.) kimyasal maddelerin alınmasını kapsar. 

   Beslenme zincirindeki her bağlantıda organizmalar yaşamlarını sürdürmek için gerekli yiyeceği üretmek amacıyla bir alt seviyede bulunan organizmanın tükettiğinden yaklaşık 10 kg daha fazla tüketir. Eğer bir kirletici bir seviyeden diğerine parçalanmadan geçerse, yiyecekleri içindeki yoğunluğu zincirdeki her bağlantıda yaklaşık 10 kat artar. Dolayısı ile daha aşağı seviyelerdeki organizmalar sürecin başında oldukları için pek etkilenmezken, zincirin en üstünde bulunan canlılar sağlıkları için çok tehlikeli olan yüksek yoğunlukta kirleticilere maruz kalırlar.

(Şekil 12: Biyomagnifikasyon / Biyo-çoğalma)

 

(Şekil 13: Biyobirikim)

 

 

           Yiyeceklerin Bozulması

   Bir petrol döküntüsü ardından deniz ürünlerinin tat ve kokusunda değişiklikler gözlemlenir. En basitinden sudaki hidrokarbonların deri ya da solungaçlarla teması, deniz hayvanlarına tüketicilerin hoşuna gitmeyen bir tat ve koku verir. Bazen petrol tadının açıkça fark edildiği, bazen de sadece her zamankinden farklı tat veren bu tür tatlara yiyeceklerin bozulması denir.

(Şekil 14: Petrol Sızıntısı Nedeni ile Yiyeceklerin Bozulması)

        Dolaylı Etkiler

  Dolaylı etkiler 4 ana sınıfta toplanır:

  • Gıda kaynakları kirlenen ve alternatif kaynakları olmayan organizmaların açlıktan ölümü,
  • Belli türlerin azalması ya da yok olmasından dolayı türler arasındaki belli etkileşimlerin bozulması,
  • Çevredeki diğer türler tarafından tüketilen yiyeceklerle beslenen organizmaların geniş çaplı çoğalması ve,
  • Deniz yosunu ya da mangrovlar gibi ana türlerin yok olması; alt katmanın değişmesi ya da yok olması ya da temizleme çalışmalarının etkileri yüzünden yaşam alanlarının değişmesi.
(Şekil 15: Petrol Sızıntısı Nedeni ile Zarar Görmüş Canlılar)

BURAK HALİS GÜNEŞ

DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ

GEMİ MAKİNELERİ İŞLETME MÜHENDİSLİĞİ

2019 – 2024

Yazar Arya - Melis Yıldız

MERSİN ÜNİVERSİTESİ - DENİZCİLİK İŞLETMELERİ YÖNETİMİ

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

DARGEB – Ders Kılavuzu 1. Sayı YAYINDA!

MİLLİ FÜZEMİZ ATMACA, TESLİMATTAN ÖNCE SON TESTİNİ BAŞARIYLA GEÇTİ!