in ,

Marina Tanımı, Sınıflandırılması, Yer Seçim Ölçütleri

Tanım

Yat turizmine ilişkin genel kavramlarda “marina” ve “yat limanı” kavramları çoğu kez aynı anlamda kullanılmaktadır. Yat Limanı: Sürekli olarak veya her zaman su ile kaplı, dinlence (tatil) teknelerinin demirlemesi yahut bağlanmasına uygun barınma alanı, Marina: Her zaman yeterli bir su derinliği olan, her tekneye yürüyüş yolu ile doğrudan ulaşımın sağlandığı, araba parkı, tuvaletler, servis ve diğer olanakları bulunan, tatil teknelerinin demirlediği tesis olarak tanımlanmaktadır.

Marina ve yat limanının her ikisinde de geçerli uygulamalar şunlardır;

• Yüzen unsurlar için pratik bir plan / proje
• Altyapı hizmetlerinin (su, elektrik, vb.) sağlanması
• Seyir yardım ve hizmetleri
• Bir yönetim bürosu

Sınıflandırılması

Dünya literatüründe marinalar çeşitli açılardan sınıflandırılmaktadır. Türkiye’de yat turizmi yönetmeliğinde ifade edilen ayrımlandırma dışında, belgelerine, kapasitelerine ve farklı kriterlere göre sınıflandırma yapılmaktadır. Ülkemizde, Bakanlar Kurulunun 08.06.1983 tarih ve 83/6708 sayılı kararı ile çıkartılan Yat Turizmi Yönetmeliği ile, yat limanı (marina) kavramı netlik kazanmıştır. Buna göre marinalar, ana yat limanı, tali yat limanı ve yat yanaşma yerleri ile çekek yerleri olarak belirlenen yerleri ifade etmektedir (www.kulturturizm.gov.tr).

Ana Yat Limanı:

Dalga etkisinden uzak bir alanı kapsayan, büyük çapta kışlama ve bakım onarım imkanları veren, bünyesinde akaryakıt iskelesi, hava ve deniz durumlarıyla ilgili bilgi sağlayan cihazlar, yatları karaya çekme ve denize indirme teçhizatı, yatların karada park etmelerine imkan verecek alanlar, en az iki teknenin birden onarımının yapılabileceği bir atölye, yiyecek-içecek tesisleri, spor tesisleri, yangın ikaz sistemi, satış üniteleri, telsiz, telefon ve telex sistemi, eşya emanet deposu, kapalı depo, otopark, emniyetli bağlama sistemi, çamaşır yıkama, yıkatma imkanı ve teknik servis bulunduran yat limanları olarak belirtilmiştir.

Tali Yat Limanı:

Tabii veya kapalı bir su alanına sahip olan , uzun süreli kalış ve onarım imkanları yanında, akaryakıt satışı, 5 tona kadar tekneleri denizden karaya ve karadan denize çekebilecek nitelikte vinç, meteoroloji ve denizle ilgili bilgi imkanı, yangın ikaz sistemi, yatçıların dinlenmeleri için sosyal bir mahal, satış üniteleri, telefon ve telsiz sistemi ve imkanlar ölçüsünde telex sistemi, çamaşır yıkama ve yıkatma imkanı, eşya emanet deposu, teknik servis, kapalı depo, otopark, yiyecek içecek ünitesi, emniyetli bağlama sistemi ve en az yabancı dil bilen bir personel bulunduran yat limanları olarak belirtilmiştir.

Yat Yanaşma Yerleri:

Yatlara kısa süreli, küçük çapta ve sadece deniz üzerinde park etme imkanı sağlayan, karada ise park etme imkanının mümkün olmadığı yat limanlarıdır.

Çekek Yerleri:

Deniz üzerinde yapılaşma zorunluluğu olmayan,yatların kışlama, karada muhafaza, bakım ve küçük çapta onarım hizmetlerini verebilecek niteliklere sahip yerlerdir. Yat çekek yerlerinde giriş ve çıkış kontrolü ile, yangın, hırsızlık, soygun vb. yönünden teknelerin emniyetinin sağlanması, karada ve denizde çevre kirliliğini önleyici tedbirlerin alınmış olması gerekir.

Marina Yer Seçim Ölçütleri

Her kıyının kendine özgü topografik, kültürel, fiziksel özellikleri olduğu gerçektir. Bu nedenle yer seçimini etkileyen kesin bir kuralın varlığı söylenemez. Ancak çevre (kültürel açıdan etkileyen halk kitlesi), yatçıların beklentileri, genel planlama ilkelerinin yönlendirilmesi ve teknik veriler bir bütün içinde değerlendirilmelidir marinaların yer seçimini belirleyecek öğeler şöyle sıralanabilir;

1.Arazinin Uygunluğu:

Yer seçimi ölçütlerini değerlendirirken konumun niteliği ile birlikte bu niteliğin işletmeye nasıl yansıyacağı da göz önüne alınmalıdır. Örneğin kıyıları oldukça düz olan ABD’de marinalar çoğunlukla görece düz bir kıyı bandına göre planlanırlar. Buna karşılık denizin kara içlerine sokulduğu Akdeniz kıyılarında, marinalar daha çok doğal olarak iyi korunmuş koylarda, küçük körfezlerde ya da küçük yarımadalar çevresindedirler. Fiziksel koşullara göre her iki tasarım da elverişli olabilir ama her iki planlama kararının veriliş sürecinde, gerek işletmecilik ve denetim gerekse tekne sahiplerinin tesislerden en iyi biçimde yararlanma olanakları değerlendirilmelidir. Arazi değerlendirilmesinde dikkat edilecek bir başka nokta da tasarlanan tesisler için arazinin yeterli büyüklükte olup olmadığıdır.

2.Fiziksel Koşullar:

Fiziksel koşulların değerlendirilmesi rüzgar, akıntı, gel-git, dalga, balçık ve çamur birikimi ya da aşınma gibi fiziksel oluşumların incelenmesi, toprak özelliklerinin cinslerinin deneylerle saptanmasıdır. Dalgaların özelliği, yüksekliği, yönü ve sert dalgaların titreşme sayısı saptanmalıdır.

3.Tekne Sahiplerinin Beklentileri:

Tekne sahipleri, dinginlik aradıkları için marina sessiz bir yerde, fabrikalardan, demiryollarından karayollarından kısaca gürültüden uzak olmalıdır. Bu, hem o yöredeki yerleşik tekne sahipleri hem de transit tekneler için geçerlidir. Ama tekne sahipleri alıştıkları kolaylığı, rahatlığı yitirmek istemedikleri için, marinanın elektrik, su, haberleşme olanakları ile ana ulaşım yollarına, iş ve alışveriş merkezlerine de bağlantısı olmalıdır.

Kocaeli Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Doç. Dr. Yasemin Nemlioğlu Koca’nın ders notlarından alınmıştır. Kendisine teşekkür ederiz.

Yazar Genisapaz - Lütfullah Han Uçar

Kocaeli Üniversitesi Denizcilik İşletmeleri Yönetimi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yat hizmetleri (ruhsat, transitlog, sigorta vb.)

Yatların Sınıflandırılması